timuçin esen
- Bir diğer asık suratlı benimki:)
https://media.gettyimages.com/id/145489509/de/foto/swedens-olof-mellberg-poses-before-the-international-friendly-football-match-between-sweden-and.jpg?s=612x612&w=gi&k=20&c=W1BfWTSf4rultmIoQn44ZqFRdKY5OQoC_rvj0zLo8l0=
"Spor karşılaşmalarında, sporcuların fazla gülmedikleri, eğleniyormuş gibi görünmedikleri fark edilir. Hatta neredeyse asık suratlı görünürler. Yaptıkları iş, bir tür oyun oynamaktan ibaret gibi görünse de, sanki bir dramatik sunumun oyuncuları gibi davranırlar. Oyun sırasında temel çabası, çoğunlukla değişik boyutlarda, şekillerde topları bir yerlere doğru sürmek, sürüklemek, vurmak, taşımak olan birilerinin takınacağından farklı bir tavır içerisinde görünürler. Topla oynamak, sanki çok daha büyük bir işlevin eğretilemesi, alegorisi gibidir. Ama hep söylendiği gibi, topla oynamaktan fazlasını yaparlar. Spor, dans ederek kutsal varlıklarla, ötedünyayla bağlantı kuran ilkel toplulukların yaptıkları gibi, oynayanın ve izleyenin kendi ötelerine uzanmasını sağlayan bir tekrarlar etkinliğidir. Doğal olarak, böylesine bir sorumluluğun taşıyıcısı olan sporcu, gülmez, eğlenmez, kayıtsızca davranamaz olur. Aklı ve özellikle de bedeniyle, oynadığı oyuna katılmalıdır. Bir siyasetçinin bile ondan fazla güldüğü, yaptığı işle eğlendiği fark edilir. Oysa siyasetçinin daha ciddi bir iş yaptığı varsayılır.
Bu bölümde, spor yapmanın, eğlenmenin, oyun oynamanın yarattığı, kimi zaman çelişkili halleri anlamayı umuyoruz. Bu tür edimlerin, 'faydasız işler'le uğraşmanın, yaşam biçimi inşa etmek için neden zorunlu, kaçınılmaz olduğunu göstermeyi umuyoruz. Spor ve oyun, genellikle bir performans artırma söylemi ya da kurallar, manzumeler alanı olarak tartışılsa da, 'boş ve faydasız işlerin', geç kapitalizmde ne kadar önemli olduğunu en baştan belirlemek gerekir.
Spor ve oyun, herhangi bir ritüel gibi, keyfi şekilde uygulanamayacak bir alan açar. Sporun, oyunun yasası içerisine giren, kişiselliğini, 'bireysel seçim yapma özgürlüğünü dışarda bırakmalıdır'. Oyun, kişinin kendisinden daha büyük bir şeylere katılma yoludur. örneğin sporcunun tüm gücüyle vurduğu top bir 'adak', 'faydasız harcama' olabilir. Böyle tanımlandığında, 'eğlencesine', 'spor olsun diye' yapılan eylemlerin taşıdığı ciddiyet, trajik boyutta ortaya çıkar. üstelik oyunun alanı, sahalarla, spor alanlarıyla sınırla kalmaz ve özellikle zamanımız için ayırt edici bir kültürel etkinlik olarak spor, eğlence, oyun tavrı genelleşir. Oyun, başkaca sorumlulukların, kendini adamanın, törensel karşılaşmaların yerini de doldurur. öyle ki, bir oyunun, spor karşılamasının sağladığı 'eğlence peşinde koşma' edimi belli ölçüde çileci davranış şeklini de alabilir (...)"
"Kent Efsaneleri - Zamanımızın Batıl inançları ve Takıntıları- özgür Taburoğlu - Sayfa: 191, 192)
Timuçin, futbolcu olsa idi Olof Mellberg kadar ciddi, asık suratlı, sorumluluk sahibi, adanmış ve çarmıhtaki isa kadar da çilekeş edalı olurdu :)
tümünü gör