geceye bir söz bırak
- Aşağıdaki şiire aşık oldum. Duygularını, duygusal yaratıcılık eleğinden geçirip dizelere döken, muhteşem kabiliyetli ne insanlar var. Dünya bu incelikli ruhların hatırına dönüyor.
" Dağınık Yaprakları Ruhumun
Kapıda karşılaştık aramızda uzun bir boşluk
ilkçağla yeniçağ arası kadar bir zaman çizgisi
Koyun sürüleri intihar ettiler topluca
Kuşlar elektrik tellerine çarptı o boşlukta
Mevsim güz müydü yaz mı çözemedim
Ama külçe gibi bir sözcük düştü ortaya
Dudaklarında keskin bir metal sesi
Geçmiş günlerin geçmediğine dair bir bildiri
Bir mutluluk, bir sevinç, bir aydınlık müjdesi
O sözcüğe takılı kaldım öylece orada
çekirdeğin ümididir toprağı yaran
Bütün odaları dolaşır bir koku
Ansızın bir ses duyduğunu sanır insan
Radyodan felaket haberi gelir
Göğüslerin boşluğunu daraltan
Bağırışlar, gürültüler, sirenler...
Bütün bunlar arasında geçiyor günlerim
Gün boyu Patsy Cline çalıyor sokakta
Sen öylece dolaşıyor musun pazarlarda
Balkonda büyütülen çiçekler gibi uysal
Odalarda emekleyen bebek sevinci içinde bazen
Dağınık yaprakları ruhumun
Rüzgarın doldurduğu bir poşet gibi havalanıp
Uzayın sonsuzluğunda küçüle küçüle yok olan dünya
iki güvercin peş peşe uçuyor mavilikte
Sen mi onların içindesin onlar mı senin içinde
Bir çocuk bisikletini sürüyor sokağın başına
Kim bilir ne hayaller üstünde bir pedal bir pedal daha
Diğer başında sokağın belediye işçileri
şehrin yorgun düşmüş damarlarını kesiyor
Bu bungun yaz günü ruhum
Bezmiş bir sinek gibi duruyor boynumda
Günlerdir evdeyim kimseyle görüşmedim
Halimi soruyorsun üzgün serçeden iyi
Bir yaz bulutunun yer değiştirmesi gibi yavaş
Her esintiyle dağılacak kadar güçsüz ama
Yapraklarını tutamayan gelincik gibi "
(Bir Gökyüzüne önsöz - Mehmet Sümer - Sayfa: 15-16)
tümünü gör