bir başkadır
netflix yapımı türk dizisi. berkun oya nın yazıp yönettiği türk dizisi.
---spoiler ---
dizide
- anadolu insanının özellikle ve sonra eğitim kesiminin iletişimsizliği var
- insanların sürekli maruz kaldığı oyuncu kisvesinden insanların onları nasıl aşağılayışı var
- türkiyede ki asıl sorunlardan birininin öç alma duygusu olduğunu gözümüze gözümüze sokuşu var
- erkek olma duygusununun ağırlığından sıyrıp çocuk gibi ağlayan aile babası sahnesi var. Ayrıca sahnede omuz ovalama kısmının piyano çalma ve erkeğin piyano gibi dökülmesi sahnesi var.
- meslek etiğine uymayan ancak sıkı sıkıya bağlı bir insanın bastırdığı duygularla yüzleşmesi var
- cahil ama zeki kadın profili var. Evliliği çok isteyen ancak yükseklerde aranan kadın profili var.
- bir çok psikolojik hastalıklı insan var ve bunun genel olduğunu ifade eden imalar var
- dini değerlere saygılı yaşayan ancak maddi durumlar ölçüsünde alkollü mekanlarda çalışmak zorunda kalan adamın yaşamı var.
- dini değerlere saygılı insanların bilimden önce hacı hoca tayfasına itibar edişleri var
- pkk maÄŸduru olan aile sahnesi var. Bu maÄŸduriyetin verdiÄŸi devlet tepkisi var
- pkk mağduriyeti olan ailenin günümüzde sonradan görmesiyle devletleşmesi var
- televizyon tarihimizdeki benim bildiğim ilk [gbkz]müteahhit karısı[/gbkz] tiplemesi ve yaşamı var.
-kapalı kadının açılma sahnesi var
-kapalı olup açılan kadının, kadınlara cinsel yönelimi var
-dini değerlere dikkat eden insanlardan tiksinen küt saçlı aşırı cumhuriyet kadını profili var
- tecavüze uğramış kadının ağır depresyon sürdürdüğü evlilik hayatı var
- bekarete önem veren erkeğin bakir olmayan kadınla evlenme kararı var
- üvey evlat edinip sonrasında onunla bu durumu paylaşmamış adam profili var
- sadece sex düşünen ve bunun üzerine hayatını devam ettiren, aslonan duyguyu bir türlü bulamamış orta yaş erkek profili var
- anne ve babasına içinde bulunduğu ortama tepki olarak konuşmayan yakışıklılar yakışıklısı çocuk (ismail) var.
- erkekleri obje olarak gören kadın profili var
- bilimle aydınlanan insanların tek düze dini ve dinden yararlanan insanlardan soğuyuşu var
- dindar gördükleri insanlara gözü kapalı her şeylerini emanet eden insan profili var
- türkiyenin özeti var
---spoiler ---
- ferdi özbeğen'in hatırası var, şarkıları var
- türkiye nin nostaljik görüntülerinin yoğun olduğu kapanış sahneleri var
- aşık mahsuni şerif ile kapanış ve saygı var
https://www.youtube.com/watch?v=8-z8UhyAdAU&ab_channel=NetflixT%C3%BCrkiye
kripto para
İnsanlar artık bu işi borsa şeklinde görmeye başladı. Yüksek iniş çıkışlardan mı dersiniz, alım satımda daha iyi kazandırdığından mı dersiniz bilemiyorum ancak insanlar bu işle baya bi meşgul oluyor.
telegram bu konuda çok ideal whatsapp'a göre. Konu nasıl geldi buralara onu da açıklayayım;
Telegramda bir guruba eklediler arkadaşlar, şu şekilde bir yol izliyorlar, Günde 2 adet alt coini balinalar eşliğinde yükseltiyorlar. sonrasında yüksek alım duvarları girerek gurup dışındaki yabancı yatırımcının dikkatini çekip satın almasını sağlıyorlar. Düşük fiyattan alınan coin %20-80 karla satılıyor. Falan filan işte. İlgilenen ve anlayan varsa bir göz atın derim guruba.
https://t.me/CryptoPumpSociety
bana da söyle
ferdi Baba'nın 1991'de çıkan albümüne ismini veren kral bir parça..
https://www.youtube.com/watch?v=iRLu3R048I4
koff animation
kendilerini şöyle tanımlıyorlar.
koff animation, istanbul'da kurulmuş bir animasyon stüdyosudur.
yıllardır sektöre ve ajanslara animasyon filmler üretmektedir.
ancak mesele bu degil
ticari işlerin yanı sıra kendimiz için ürettiğimiz, animasyon sanatının inceliklerini döktürdüğümüz, hikayelerimizi anlattığımız bağımsız çalışmalarımızı bu kanalda yayınlıyoruz.
https://www.youtube.com/channel/UCuNZLqt1BOsM8bjAvHVerCQ/featured
çizgi medikal
benim çok bilmediğim ama hastanede çalışan kesimin en fazla muhatap olduğu giyim firması.
ümit besen'in nikahına beni de çağır şarkısını nöbetine beni de çağır sevgilime uyarlamış ve bunu animasyon şeklinde yapmış. Oldukça eğlenceli bir hal almış.
https://www.youtube.com/watch?v=H5ctS5fcJ4k
dünyanın en büyük atlı heykeli
tabi ki cengiz hana ait olan heykeldir.
Moğolistan'ın Başkenti Ulan Batur'un doğusunda Tsonjin Boldog'da Tuul Nehri kıyısında bulunan, at üstünde 40 m uzunluğunda ki bir heykeldir. Heykelin yapımında malzeme olarak çelik kullanılmıştır. Heykelin tasarımcıları D. Erdembileg (heykeltıraş) ve J. Enkhjargal (mimar)'dır. Heykel 2008 yılında tamamlanmıştır.
https://www.youtube.com/watch?v=pH0UvsNTJv4
kpss 2016
kpss lisans düzeyi başvuruları bugün başladı. 2016 kpss başvurularının başladığı tarih 17 mart olarak belirlendi.
(gorsel:9770)
kpss lisans düzeyinde yapılacak olan sınav tarihini 22-29 mayıs sabah ve öğleden sonra uygulayacak. ösym’den yapılan açıklamaya göre öğretmenlik alan bilgisi testi (öabt), öğretmen adayları için alanlarına bağlı olarak 24 temmuz’da, diyanet işleri başkanlığında din hizmetlerinde görev almak isteyenlerin katılacakları din hizmetleri alan bilgisi testi (dhbt) de 6 kasım’da gerçekleştirilecek.
kamu personel seçme sınavı (kpss) lisans başvuru tarihleri 17 mart – 31 mart arasında olacak.
kpss adaylarının tümünün 22 mayıs sabah oturumuna girme zorunluluğu bulunuyor. adaylar diğer oturumlardan hangisine gireceğine kendileri karar verecek.
22 mayıs tarihinde yapılacak olan kpss sınavına katılmak isteyenler, kılavuz ile aday başvuru formuna, başvuru süresi içinde ösym’nin (http://www.osym.gov.tr) internet adresinden ulaşabilecek.
b12 vitamini eksikliÄŸi
Geçen sene yine bu aylarda kasılmalar oluşmaya başlamıştı. Kalpte problem var diye hastaneye gitmiştim. Sıkıntım büyük diye. Onca tahlil falan en sonunda bi bok yok diye geri gönderdiler.
Bu sene yine aynı şey oluştu ama daha şiddetli oluşmaya başladı. Ben ki her yerde uyumaya alışkın biri, ben ki 24 saat kesintisiz uyuma potansiyeli olan biri olarak uyku problemi çekmeye başladım. Vücudumda kasılmalar (sol tarafta), kafa kısmında aşırı derece ısınmalar, iştahsızlık halsizlik, unutkanlık, vucuda giren kramplar, sürekli halsiz ve yorgun olma hissi ve en kötüsü gece yatağın altımdan uçan bir halı misali uçması gündüz deprem oluyor hissi derken yine kardiyolojinin yolunu tutum. Gittim yine bi bok yok dediler. Sonra baş dönmesi vertigo mu acaba diye ve kulakta ki yanmalar için kulak burun boğaza gittim onlarda bişe yok dediler. Doktor bişe yok dedikçe çileden çıkıyordum. Kardiyoloji doktoru sağolsun (kendisine minnettarım) sen bi de dahiliyeye git dedi bana.
Dahiliyede ki doktor şu testleri yap, ultrason çek falan dedi bütün dediklerini yaptım bir hafta içerisinde (devlet hastanesinde anca randevu alabiliyorsunuz) hepsi bittikten sonra doktor sonuçlara bakıp yorum yaptı. Şimdi ki tıp bunun üzerine kurulu sanırım. Doktorlar sonuçlara bakıp yorum yapıyorlar. (cerrahları tenzih ederim)
B12 vitamini aşırı düşük çıkmış dedi. Sana iğneli tedavi uygulayacağız dedi amaaan dedim ben iğneden korkarım falan tamam hap iç ama daha uzun sürer dedi. Tamam demek zorunda kaldım. Bi hap verdi (gbkz:apikobal) onu günde bi defa tok karnına içersen bir şeyin kalmaz dedi. Ben içmeye başladım. Şimdilerde o kasılmalar çok yok ama üç aya yakın bu şekilde devam etmem gerekiyormuş.
En rahatsız edici kısmı ise sinirli oluyorsunuz. Halsiz oluyorsunuz. Uykunuz gelmiyor ama çok uyumak istiyorsunuz. Yaşamınız çekilmez bir hal alıyor.
(bkz:yazık lan bana)
çarşafın yatağa dar gelmesi
bi gif te görünce dikkatimi çekti. geçenlerde aldığım çarşaf aynı şekilde bana eziyet ediyordu. yatağın bu yanını alta sokuyorum diğer yanı çıkıyor. diğer yanı sokuyorum bu yan açıkta kalıyor. eziyet büyük yani.
yeşilçam
Cumhuriyet sonrasinda muhsin ertugrul’un projeleriyle hiz kazanan turk sinemasinin ulastigi zirvedir.Mısır sinemasindan etkilenmekle kalmamis melodram agirlikli filmler neredeyse taklit edilmistir. 70’lerde kendi tarzini oturtmaya baslayan turk sinemasi; yapay ve abartili oyunculugun boy gosterdigi, neyin ne oldugu belli olmayan ya da eglenceli ask ve arabesk filmlerin yani sira sosyal mesaj kaygisiyla dolu filmleri de gosterime sokmustur. İcinde bulunulan siyasi kosullara gore hayli zor donemlerden gecmistir. Hukumetlere ve yonetimlere inceden gondermeler yapilmis, bunlarin yaninda sansur engeli asilmaya calisilmistir.
http://www.malayani.com/sozluk/yesilcam/
denizdeki çöpleri toplayan harika bir icat
çevre bilinci olmayan bir sürü insanın yerlere attığı çöpler denizlerde birikiyor ya da direk denize atılan çöplerin temizliği oldukça zahmetli bir iş oluyor. Hatta bazı yerler bunu bile yapamıyor kadıköy belediyesi başı çeker bu konuda.
Deniz temizliği sokak temizliğinden daha mühim bir konu. Denizde yaşayan canlılara yapılan hakısızlık çok büyük. Bu konu ile ilgili geliştirilen temizleme aleti oldukça heycanlandırıyor beni. Hatta ciddi anlamda tebrik ettim desem yeridir.
(link:716,tık tık)
trt muhabirinin ingilizce ile imtihanı
Botaş - Galatasaray Baskelbol maçı sonrası TRT muhabirinin ingilizce bilmemesinden kaynaklı oluşan durum. Twitter da konuyla ilgili çok fazla konuşmuşlar.
https://www.youtube.com/watch?v=lWAYX7WaeEU&feature=youtu.be
mantı açan küçük kız çocuğu
Takdire şayan bir durum. Oldukça başarılı bir şekilde açıyor ve yapıyor doğrusu.
Asıl güzel yanı ise bu öz güveni kazanmış olmasıdır. Umarım çok büyük bir aşçı olur.
https://www.youtube.com/watch?v=yj_V9knVMUg&feature=youtu.be
ilk nufusa kayıtlı aile bireyi
bunu mevcut nufus müdürlüklerinden ya da mernis siteminde nufus müdürlüğüne izin verilen yerlerde görmeniz mümkün. şöyle ki bizim aileden rumi doğum tarihini tam hatırlamıyorum ama miladi olarak davut ...... 1824 pasinler doğumlu görünüyor.
o tarihlerde 2 ocak 1935 te yüyürlüğe girdikten sonra muhtemelen sözlü olarak aile bireylerine sorarak yapmışlar. nufusa kayıtlı ilk dedem muhtemelen yaşamıyordu o zamanlar. zaten onda soy adı da ekli değil ayrıca. iki eşli olduğunu öğrendim.
siz nasıl yapacaksınız;
ilk önce kendiniz adına nufus kayıt örneği alıyorsunuz orada siz anneniz babanız kardeşleriniz eşiniz falan çıkıyor oradan babanızın tc kimlik numarasını alıp oradan babanızın nufus kayıt örneğini alıyorsunuz oradan dedenizin tc sini alıp onun ve bu şekilde gidebildiğiniz kadar gidiyorsunuz. ilk dedeye kadar ve nereli olduğunu göreceksiniz.
satranç oynayan çöpçü çocuklar
-ÇÖPTEN ÇIKAN UMUT-
Ataşehir'in lüks gösterişli kulelerinin altında ezilen örnek mahallesi'ndeyim ofisten çıkmış salına salına yürüyordum. Yol kenarında çöp kutularını karıştıran 5-6 genç çocuk vardı. Yanlarında da iki yetişkin... Karşı kaldırımdaydım ve her zamanki gibi hızla geçip gidecekken ayaklarım bir anda yere mıhladı beni. Büyük bir çöp yığınının dibinde çamurlu eski bir yatağın üzerinde üstü başı pasaklı iki çocuk oturmuşlar satranç oynuyorlardı. Önce hadi canım deyip bir adım daha attım. Sonra yine duraksadım merakıma yenildim. Onlara doğru adım atarken yeşil tişörtlü çocuk elindeki simitten bi ısırık aldıktan sonra simiti yere bıraktı ve
-Hadi hadi oynasana be ya! dedi.
Çömeldim yanlarına direk girdim mevzuya.
-Siz oynamayı biliyor musunuz bunu dedim.
-Evet abi. dedi beyaz tişörtlü olan.
Hayretle şaka yapıp yapmadıklarını anlamak için gözlerini bakıyordum şaka emaresi var mıydı mimiklerinde!
-Nerede öğrendiniz bunu dedim.
Kutunun içini gösterdi yeşil tişörtlü olan, ufak bi kitapçık çıkardı salladı.
-Abi biz çöpten bulduk bunları atmadık sakladık okuduk öğrendik ama hala tam usta değiliz. Hem bu kadarcık şeyi satsak nolacak kaç para ki bu la! dedi.
Gülüştüler...
Deneye deneye öğrendik mahallemizde az çok bilen bi abi de yardım etti dediler.
-Gerçekten okuyarak mı öğrendiniz satrancı dedim.
-Evet... dediler
-Fotoğrafınızı çekebilir miyim dedim?
Kafalarını oyunlarına gömerken ağızlarının kenarıyla ''Çeeek nolcek ki'' dediler.
Daha fazla soru soramadım. Yanımda sadece cep telefonu vardı. Çıkardım çektim ve yoluma devam ettim. Eve ulaşana kadar zombi gibi anlamsız ifadesiz bir şekilde yürüdüm durdum. Çöpe atılmış bir satranç setini bulup alıp okuyup öğrenmişler ve yine bir çöp konteynırının kenarından satranç oynuyorlar. İstanbul'da görebileceğim en ilginç manzaralardan biri buydu sanırım. Allah'ım bu milletin çocuklarının ışığını söndürme, zihinlerini bulandırma.
(gorsel:7220)
www.mahmutgediz.com
hesap işletim ücreti temalı kuveyt türk reklamı
hakkında başlık açılmasını hak ediyor bence. düşünenin aklına, çekenin emeğine sağlık.
insanlar üzerinde yapılan deneylerden sayılabilecek bir reklam olmuş. "siz sesinizi çıkarmadıkça bankalar sizden avuç avuç para götürüyor" demek istemişler sanırım. e haklılar da. Ben kullanıyorum size de tavsiye ederim. Biraz reklam gibi oldu ama dediğim gibi hak ediyor tabi ki.
Bankalardan alınan dosya masrafı da böyle bir şey değilmidir.
buradan izleyebilirsiniz...
https://www.youtube.com/watch?v=Dt_7-JR_dGA
yaran videolar
https://www.youtube.com/watch?v=ZBJB3gjDHXI&feature=youtu.be
ben anadoluyum
Bir aidiyet. şair yürekli amcanın güzelce anlatmaya çalıştığı olay
https://www.youtube.com/watch?v=vxsqxiuwvTM&feature=youtu.be
havyar
Havyar her çesit balık yumurtasına verilen addır. Bazı balıkların yumurtaları özel bir yiyecek olarak ayrıca değerlidir. Bunlar özellikle Hazar denizinde yaşayan mersin balığından ve bir mersinbalığı türü olan çirozdan elde edilen yumurtalardır.
mesir macununu turistlere turkish vigra diye satmak
yurt dışında (usa taraflarında veya belki norveç isveç ) mesir macunu yerine geçen havyar vardır. ama bu bizim resimlerden bildiğimiz siyah havyarlardan değil böyle boncuktan daha büyük somon balığı havyarı kocaman pembe olanlar. bizim buralarda çok pahalı olsa da o taraflarda buraya göre kısmen ucuz sayılır ve bizim mesir macunu etkisi yapar. bilimsel bir kanıtım yok ama kişi kendinin doktorudurdan hareketle söylüyorum. tabi bunu bilmeden fazla tüketmekte oldukça zarar verici olabiliyor. aynı şey bizim mesir macununda da geçerli sanırım.
belki satarken havyara veya benzer bir yiyeceğe benzetilirse daha uygun olacaktır. satmaya çalışılan kişi yanlış anlayabilir. uzaktan öyle mi görünüyoruz ya da siz bizim için böyle mi düşünüyorsunuz diye. ya da ihtiyaça binaen direk atlayada bilir.
tepkileri toplamak lazım tabi.
leyla ile mecnun
ardanın leyla ile yürür
arda: böyle üşümüyor musun
leyla: eh biraz
arda: bu soğukta böyle tarzan gibi çıkarsan üşürsün tabi. (tıs tıs tıs)
gibi güzel sahneleri olan içimi gıcıklayan bi anda bi gülme alan aldıran güzelim caaanım diziydi. Kursağımızda kaldı iyi ki kalmış. Doyamadım doymayacağım da.
(gorsel:7147)
2 aralık 2015 ankara kar yağışı
saat on gibi şahit olduğum gök gürültüsü ile birlikte lapa lapa hatta bardan bardan yağan kar. Baya baya fazla yağdı bu arada. Şimdi durmuş gibi görünüyor. Yalnız saat ona kadar pek bişe yoktu. Dün yarın kar yağacak diyen arkadaşa da sabah fazla yüklenmişim demek ki birden yağmaya başlayınca kemal sunalın romatizma olayına döndü. Neyse doğalgaz faturasını ve dışardaki evsiz insan ve hayvanları düşünün az biraz. Allah yardımcıları olsun.
Kar ve yağmur fakirler için romantizm içermez.
rüşvet olarak dua istemek
Benim bu gün yaptığım olay kanımca. Şöyle anlatabilirim daha önce devlet bilgisi dahilinde çok rüşvet verip almışlığım vardır. Devlet bilgisi dahilinde derken öğrenci yıllarımda hukuk bürosunda çalışırken sayısız hacze çıkmıştım. İcra dairesi ile işi olan, işi düşmüşler iyi bilirler ki bir hacze çıkmak için yok yolluktu yok onaydı falan filan bir sürü para yatırdıktan sonra hacze giderken yanınız alacağınız yaşlı işe yaramaz emniyette bekleyen emekliliği yaklaşmış polis amcaya belli bir ücret verirsiniz. Hacze çıkan memura vs.. Bu öyle kapalı bir ücrette değildir hatta vermeseniz ister bile sizden dolaysıyla her hacze çıkmış hazirun veya avukat bunu yapmıştır.
Diğer bir örnek ise anonim şirket genel kurulu için sanayi bakanlığı komiser ücretidir ve bana en çok koyanı da belki budur. Sayısız genel kurul için özelde çalışırken yatırmışlığım var ve bunların hepsi devlet bilgisindeydi. Sayabileceğim belki daha niceleri.
Bu günkü duruma dönersek; sonradan çok fazla kafaya taktıysam demek ki,
her gün yaptığım rutin işi yapıyorum daha önce özel sektör de yardırdığım ve memurların ne kadar iş becerisinden uzak olduğunun farkında biri olarak ya da insiyatif yoksunu çalışanlar olduğunu bildiğimden (genellikle dostum öyle sen de kabul et) amcamın içi rahat olsun diye onun anlayabileceği şekilde anlatmaya çabalarken amcam coştu ya yavrum şimdi o para bana gelecek mi?
Ben onu iade alabilecek miyim? sırayla cevaplamaya çalışırken amcam aynı soruları sormaya devam ettikçe yine halledecez bak şuraya yollayacaz şu gün şu tarih derken amcam Allah razi olsun, çok teşekkür ederim demeye başladı ve itiraf etmem gerekirse ben de bu durumdan çok ama çok hoşlandım. Amcayla muhabbeti ilerlettik bildiğiniz hatta bi ara kürlere özgü eee tamam eee tamam kelimelerini de kullanarak bildiğin amca moduna girdim. Amcam dua ettikçe ben daha içten yardımcı olmaya çalıştım. Hatta itiraf edeyim belki bi iki gün kazandırdım eline geçeceği para için. Şimdi düşünüyorum da biz insanlar ne kadar meyilliyiz.
Beni belki de en çok üzen dini, inancı, duayı bu kadar kullanmaktı. Belki de bu söylediklerimin hepsi tamamen saçmalık. Ama şu bi gerçek o Allah razi olsun dedikçe ben daha da anlattım. Hatta bi ara telefon kesildi ve geri dönüş yaptım amcaya arayarak.
otomatik kepenk
bizim iş yerinde bulunan kepenk. Altında herhangi bişe var mı yok mu iplemiyor pek.Allah korusun altında kalsanız bildiğiniz otomatik kapı gibi sıkıştıracak sizi.
tai chi
tai chi chuan yaklaşık 5000 yıl öncesine dayanan bir çin egzersiz sistemidir. hafızamızda daha çok; çinlilerin, herhangi bir parkta, grup halinde yaptıkları akıcı motiflerden oluşan hareket dizisi olarak kalmıştır.
https://www.youtube.com/watch?v=dDZIth_fO4o&feature=youtu.be
evlilikten korkan erkek
gerçeğin farkında olan er kişidir. temiz duygularla hareket eden yeni yetme üniversiteli kardeşlerimiz için evlilik; aşk, mutluluk vs iken; o, bu işin büyük bir sorumluluk olduğunu bilir.
https://www.youtube.com/watch?v=qC8fgDArChU&feature=youtu.be
evde yalnız kalmak
"aslinda evde yalniz degilim!" paranoyasi yuzunden ortaya cikan hadise.
https://www.youtube.com/watch?v=F3UWi7I5t0U&feature=youtu.be
evlilik yıldönümü
kimilerinin unuttuğu, kimilerinin unutmaya çalıştığı özel ve güzel gün...
evlilik, kadın ve erkek hepimizin hayatında dönüm noktası olan önemli bir olay. bundan sonra ölünceye kadar yaşayacağımız her hadise açısından bir çok şeyin başlangıcı, bir çok şeyin de sonu belki.
https://www.youtube.com/watch?v=NJbjR-jWj4I&feature=youtu.be
evliliÄŸe tevÅŸik etmek
Evlilikten korkan erkeklere yapılan veya yaşı geldi bunun deyip ailenin baskısından kaçan çocuğa yapılan baskının bir diğer adı. Evliliğin ne kadar mutlu bir şey olduğunu kanıtlama yerine bekarlığın ne kadar eksik bir şey olduğunu anlatma çabası daha uygun olacaktır belki de. Ya ada bir nasihat bu işi çözebilir. İmanın yarısını kurtarabilirsin gibi.
https://www.youtube.com/watch?v=XijOxft8dnw&feature=youtu.be
gittiÄŸi yerde rahat edemeyen insan
Kısmen benimdir. Bir çaya 6 tl verince cidden rahat edemem mesela. Ayrıca bizim kültürümüzde bulunmayan ortamlar oldukça rahatsız ediyor beni. İşin bir de burjuvai bölümü var oraya hiç girmiyorum. Berivanın ağdından da bakacak olursak oldukça mizahi anlatmış.
https://www.youtube.com/watch?v=Y004KowVfVo&feature=youtu.be
yaran videolar
Konuşurken mikrofonu karıştıran amca.
https://www.youtube.com/watch?v=Sw0qswPl3Qw&feature=youtu.be
hiç çekinmeden aşığım seviyorum diyen kadın
duygularından emin olan bir kadının, "ilk adımı erkek atar" safsatasına kulak asmadan söyleyip hatta sonrasında gurur duyabileceği bir şeydir.
https://www.youtube.com/watch?v=HHqCiEI7Yu4&feature=youtu.be
türkiye'de erkek olmak
erkek olmak; geniş omuzlara sahip olmak değil,önemli olan, kaç kadına o omuzlara yaslanacak kadar güven verdiğidir...
https://www.youtube.com/watch?v=8mbuqKTnrzw&feature=youtu.be
çocuk oyunu
Çocuklar için olan oyunlardır.Ama ben (gbkz:yaşar usta) bu çocuk oyunlarını çok seviyorum
(link:690,tık tık)
itirazım var
son zamanlarda izlediğim en iyi türk filmi. oyuncu kadrosu ve performansları mükemmel, özellikle selman bulut karakteri mükemmel oturmuş. selman bulut'un fıkıh hakkındaki vaazı oldukça güzeldi.
https://www.youtube.com/watch?v=gyRkt3dWCpg&feature=youtu.be
mario jardel
eski galatasarylı futbolcu
portekiz vatandaşlığına da sahip olan brezilyalı futbolcudur.
mário jardel 2002 yılında avrupa gol kralı oldu.
amin maalouf
bir kitabında (sanırım uzaktan aşk) şöyle bir cümle vardı; "tanrı güzelliği sana vermiş ama benim gözlerim için". sahiplenme duygusunu anlatmak daha iyi bir cümle kurulamaz sanırım.
römork
başka bir taşıt tarafından çekilen kullanım amacına göre çesitleri olan motorsuz taşıt.
alerji
normalde vücuda zararı dokunmayacak maddelere, bağışıklık sisteminin aşırı tepki vermesi
kız selamun aleyküm
resul dindarın yorumladığı şarkı
sözleri şöyle;
suya mi gideyisun
mektup yolladun bana
iste beni deyisun
suyun altina güğüm
kız selamun aleyküm
kız sana vurulali
dün bir bugün iki gün
suyun başina kızlar
gökten indi yıldızlar
acele edeyisun
habu iÅŸte bi iÅŸ var
bizum evun altindan
yarumun geçmeleri
kızlar güzelleşturur
köydeki çeşmeleri
boylari boyum gibi
olayim boylaruna
dolaÅŸtuk sevdaluÄŸa
çeşmenun yollarina
https://www.youtube.com/watch?v=2e5XHi7OO_w
garantisi benim diyen esnaf
tam bir esnaf lafıdır.aslında iğneleyici bir laftır da. lan arkadaş ben esnafım esnaf. ne garantisi diyemediğinden kullandığı güven verici söz.
yandex
rusya uçağının düşürülmesi ile başlayan gerilimden hakkını alan ticari marka. Batabilir mi? Eğer gerçekten olaylar bu düzeyde devam ederse batması an meselesi diyebilrim. Tabi boykotun büyüklüğüne göre de değişir.
hayra karşı
karşımıza çıkabilecek her türlü olayların hayırla sonuçlanması için söylenen bir uğurlama duası.
Gece yatmadan önce de gecen hayra karşı denir azericede.
Not: Geceniz hayra karşı gençler.
seni ceren sordu
tenceren,şeceren, penceren diye cevap verilebilecek soru cümlesi? Ya da bir tuzak cümle.
(link:688,tık tık)
cuma namazı cemaati
cuma günleri camii veya mescitlerde toplanan insanlardır. cemaatle kılınması farz olan namaz cuma namazını insanların bir araya gelmesine vesile olan sosyolojik açıdan muazzam bir durumdur malumunuz.
öncelikle gergin değilim.
bu hafta yakınlarda camii olmamasından dolayı en yakın mescite namazı eda etmek için gittim. çok fazla kızdığım kırıldığım şeyler oldu ve bunları dile getirmek istiyorum.
kızdığım şeyleri bir kaç kelam ile ifade etmem gerekirse kısa kısa anlatayım.
öncelikle yakınlarda camii yok daha doğrusu var ama biz tembellikten dolayı en yakın olan mescide gidiyoruz diyelim. mescit en fazla 80-90 kişi alır ama cemaat 100-120 arası değişiyor sürekli. arka tarafta bayanlara ayrılan bir bölüm var orası da genelde dolu oluyor. bu kadar kişinin cumaya gelmesi ayrıca muazzam bişe.
bu hafta kızdığım şeylerden ilki bu kadar ufak bir mescite bu kadar kişinin sığması için ön iki safta oturan kişilerin yörük çadırında bağdaş kurup oturmaktan farklı bir şekilde oturmaları gerekir ki kapıda kimse kalmasın ama gelin görün ki ön taraf bildiğiniz yayılarak oturuyor. bu durumdan kaynaklı olarak da arka tarafta ve bayanlar bölümünde sıkışıklık oluşuyor. bu durumun çözümü arka tarafa hasır serilerek giderilebilecekken acayip acayip abiler bu sıkışıklığı arttırmak için o hasırı sermemekte ısrar ediyor. tamam hava soğuk anlıyorum ama yine kapalı bir ortam sonuçta ve cuma namazı 15 dk sürecek toplamda bu hava kimseyi hasta etmez. hadi bunu düşünemiyor gelen abim anlıyorum onu da içeride sıkışacağından korkan kişi de adam gelmesin deyu elinden geleni yapıyor. ayrıca mescit olduğu için bir müezzin mevcut değil ve güzelim kıraati düzgün imamımız da olaya el atmıyor ve yine ayrıca biz de her cuma bu sıkışıklığı bile bile oraya gidiyoruz. not: bundan sonraki cumalarda hususi kapıda bekleyip hasırın başında duracağım.
bir diğer beni üzen durum ise şöyle mescitte bir müezzin olmadığı için her hafta biri müezzinlik yapıyor. müzezzinlik için soğuk savaş veriliyor bildiğiniz ve bu durum da oldukça üzücü. yapılması gereken bu işin ehli kişiye bırakılması değil midir? kıraat yok ama özgüven mükemmel müezzinlik için. bu ciddi bir sorumluluktur ve bunun bilinci daha büyük bir sorumluluk olması gerekiyor.
sigara kokmak, ıslak ayakla mescite girmek vb konulara hiç girmiyorum.
bizim milletin toplu hareket konusunda oldukça amatör olduğu bir gerçek bunu cuma namazı cemaati üzerinden gittik ama maalesef bu şekilde. bu meramın dile gelmesi ise biraz daha rahat namaz kılacağım diye birilerini cumadan soğutmamak lazım. namaz bize toplu şekilde farz ama o toplu şekildeki insanlara sagı sevgi de oldukça mühim değil midir?
biraz da güzel tarafından anlatmak gerekirse mescit imamı mescitin daimi imamı mı bilemiyorum ama ankaraya geldiğimden bu yana bu kadar ses terbiyesi (kıraatı) bu kadar düzgün bir hocaya denk gelmedim. bütün harflerin haklarını ve müstehaklarını vererek çıkartıyor. namazdan önce yasini şerif i ihmal etmiyor. en iyisi mi kötüsü mü bilemiyorum yine ama cuma farzından sonra savaştan kaçar gibi çıkan cemaate sinirlenmiyor ve kimseye dalmıyor. *
ayrıca bu cemaate eşlik ettiğiniz takdirde yukarıda yazdığım kötü durumların dışında namaz bitimi ile bir büyük huzurunuz olacaktır. içeride gerçekten güzel şeyler oluyor gitmenizi şiddetle tavsiye ediyorum.
bu durumun belki camii cemaati ile ilgisi yoktur. belki ankara da ki insanların büyükşehir mantığına bürünemediğinin göstergesidir.
erzürüm
erzurum ÅŸiivesi ile nerelisin sorusuna verdiÄŸim cevap.
emrullah: (gbkz:memleket kuderi)
hakkı: erzürüm.
o değil de kışı seven tipler vardı neredeler şimdi
yazın ortasında buram buram sıcakta kış nerde ah nerde, o eski kışlar nerde, şimdi kış olsa gibisinden cümleler kuran arkadaşlar için atılan bir laftır. Aslında laf atılmasında da haklılık payı vardır. Zira gelen (gbkz:doğalgaz faturası) ve (gbkz:lahana) gibi giyim kuşamdan sonra aranan günah keçileridir.
mecidiyeköy
istanbulun bir semti. şişli ilçesine bağlıdır. iki seneye yakın iş hayatımın geçtiği yer.
sakarbalkanıgeçen
bir soy ismi. Okumakta oldukça zorluk çektiğim ilginç soy isimleriden biri. Edirne bölgesinde bulunuyor sanırım.
goncagül
diriliş ertuğrul dizisine 35. bölüm de goncagül karakteriyle girecek olan kızıltan, (gbkz:aytolun hatun)'un abisinin kızı goncagül karakterine hayat verecek. başarılı oyuncu kızıltan, rolüne hazırlanırken üç ay özel hoca ve koreografi ekipleri tarafından at binme ve kılıç kuşanma dersleri almış.
(gorsel:7106)
kışın gelmiş olduğunun kanıtları
(gbkz:doğalgaz faturası)nı ödememle anladığım durum. Kendi kendime hacı hava o kadar soğuk değil daha sonbahardayız falan diye içimden geçirirken aslında kışa girdiğimizi acı bir şekilde gösterdi bana. Yazın gözünü seveyim kışa göre ikiyüz lira daha zengin bir insan oluyorum hiç şüphesiz.
bebek
küçük yavru. Kimilerine göre yavruuuuuuuuuum, kuzuuuuuuuum
(gorsel:7105)
muhabiri trolleyen sinir hastası eden genç
izleyip izleyip güldüğüm video. Çocuk felaket derecede safa yatıyor. Muhabirin en zor anlarından biri olsa gerek.
olum şimdiye kadar gördüğüm en iyi troll bu adam. rolünün hakkını veriyor ve hiç utanma duygusu yok tam bir baş belası.
Buyrun buradan yakın;
(link:685,tık tık)
damadını bakan yapan cumhurbaşkanı
evet türkiyede bu da olmuştur. şahsi olarak kesinlikle doğru bulmuyorum. hayır bu işten anlayan hiç mi kimse yoktu. bu sadece enerji bakanlığı için geçerli değildir. herhangi bir bakanlık için de aynı şekilde olacaktır düşüncem.
şu an trt de devir teslim töreni yapılıyor. kabinede ki en büyük ikinci hatadır kanımca. ali babacan gibi bir devlet adamının kabine dışı bırakılması ilkidir şüphesiz ikincisi de budur. özel sektör deneyimi olan birinin bu işi layıkı ile yerine getirebileceğiniz düşünüyorum çoğu meziyetsiz bürokratlara göre ama akbara ile iş olmaz bunu bi kabullenmek lazım.
neyse ne diyelim gelinin babasından damada bir adet bakanlık.
(bkz: alkışlıyoruz)
sıkışan yüzüğü çıkarmak
yüzüğün altından bir ip geçirilerek parmağa dolanır. morlaşan parmağın alt tarafına doğru dolanır. Sonra baş tarafta yüzüğün altındaki ip yavaş yavaş çekilerek çıkartılır.
https://www.youtube.com/watch?v=jUukroZhJWQ&feature=youtu.be
64. hükumet bakanlar kurulu
BAÅžBAKAN: Ahmet DavutoÄŸlu (Konya Milletvekili)
BAÅžBAKAN YARDIMCILARI;
Başbakan Yardımcısı: Numan Kurtulmuş (Ordu Milletvekili)
Başbakan Yardımcısı: Yalçın Akdoğan (Ankara Milletvekili)
Başbakan Yardımcısı: Mehmet Şimşek (Gaziantep Milletvekili)
Başbakan Yardımcısı: Tuğrul Türkeş (Ankara Milletvekili)
Başbakan Yardımcısı: Lütfi Elvan (Mersin Milletvekili)
Adalet Bakanı: Bekir Bozdağ (Yozgat Milletvekili)
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı: Sema Ramazanoğlu (Denizli Milletvekili)
Avrupa Birliği Bakanı: Volkan Bozkır (İstanbul Milletvekili)
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı: Fikri Işık (Kocaeli Milletvekili)
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı: Süleyman Soylu (Trabzon Milletvekili)
Çevre ve Şehircilik Bakanı: Fatma Güldemet Sarı (Adana Milletvekili)
Dışişleri Bakanı: Mevlüt Çavuşoğlu (Antalya Milletvekili)
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı: Faruk Çelik (Şanlıurfa Milletvekili)
İçişleri Bakanı: Efkan Ala (Bursa Milletvekili)
Maliye Bakanı: Naci Ağbal (Bayburt Milletvekili)
Ekonomi Bakanı: Mustafa Elitaş (Kayseri Milletvekili)
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı: Berat Albayrak (İstanbul Milletvekili)
Gençlik ve Spor Bakanı: Çağatay Kılıç (Samsun Milletvekili)
Gümrük ve Ticaret Bakanı: Bülent Tüfenkçi (Malatya Milletvekili)
Kalkınma Bakanı: Cevdet Yılmaz (Bingöl Milletvekili)
Kültür ve Turizm Bakanı: Mahir Ünal (Kahramanmaraş Milletvekili)
Milli Eğitim Bakanı: Nabi Avcı (Eskişehir Milletvekili)
Milli Savunma Bakanı: İsmet Yılmaz (Sivas Milletvekili)
Orman ve Su İşleri Bakanı: Veysel Eroğlu (Afyonkarahisar Milletvekili)
Sağlık Bakanı: Mehmet Müezzioğlu (Bursa Milletvekili)
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı: Binali Yıldırım (İzmir Milletvekili)
naci aÄŸbal
yeni (gbkz:maliye bakanı). Mehmet şimşekten sonra merakla bekleniyor tarzı yapısı işi gücü.
Ağbal, 1968'de Bayburt'ta doğdu. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümü'nden 1989'da mezun olan Ağbal, 1998'de Exeter Üniversitesinden "genel işletme" dalında yüksek lisans derecesi aldı.
Maliye Müfettiş Yardımcılığı görevine 1989'da başlayan Ağbal, 1993'te Maliye Müfettişliğine, 1999'da Maliye Başmüfettişliğine atandı. Maliye Teftiş Kurulu Başkan Yardımcılığı görevi sırasında 2003'te Gelirler Genel Müdürlüğü Daire Başkanlığına atanan Ağbal, 2004'ten itibaren Bakan Danışmanlığı görevini yürütmeye başladı.
Ağbal, 2006'da Bütçe Mali Kontrol Genel Müdürlüğüne vekaleten atandı. Aynı yıl içinde Gelir İdaresi Başkan Yardımcılığına asaleten ataması yapılan Ağbal, 2007'de Bütçe Mali Kontrol Genel Müdürlüğüne asaleten atandı. Ağbal, 12 Haziran 2009'da Maliye Bakanlığı Müsteşarlığına getirildi.
ali babacan
yeni kabinede adı olmayan ekonomist. Çok severiz biz kendilerini. Kabineye girmeme sebebini de muhtemelen kendi istemediğindendir.
24 kasım 2015 suriye sınırında düşürülen savaş uçağı
Suriye'nin Bayırbucak bölgesinde, Türkiye sınırı yakınında bir savaş uçağı, Türk hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle angajman kuralları çerçevesinde vurularak düşürüldü. Yerel kaynaklar uçağın Suriye’nin Yamadi köyünde kurulu çadırların üzerine düştüğünü ve pilotların paraşütle atladığını söyledi. Cumhurbaşkanlığı kaynakları, düşürülen uçağın SU-24 tipi Rus savaş uçağı olduğu açıklandı ancak daha sonra bu ifadenin, "basındaki haberlerden hareketle" kullanıldığı belirtildi. Genelkurmay, milliyeti bilinmeyen uçağın 5 dakikada 10 kez uyarıldığını, iki F-16 ile "müdahale edildiğini" duyurdu. Rus Savunma Bakanlığı ise, uçağın Türk Hava Sahasını ihlal etmediğini, gerekirse kanıtlanabileceğini ve uçağın yerden ateş sonucu düştüğünü söyledi. Genelkurmay, düşen uçağın "iz analizini" de yayınladı...
Türkiye-Suriye sınırının Suriye tarafına bir savaş uçağı düştü. Türkmen Dağı'nda muhaliflerle Suriye rejimi arasında yoğun çatışmaların sürdüğü bölgede düşürülen uçakta bulunun pilotların parşütle atlayarak kurtulduğu belirtiliyor.
Katar merkezli Al Jazeera televizyonu, Suriye'de Türkiye sınırında düşen savaş uçağının Rusya'ya ait olduğunu söylemişti.
DHA'nın verdiği bilgiye göre, cephedeki Türkmen kaynakları, sınırımıza çok yakın olan Suriye’ nin Yamadi köyünde kurulu çadırların üzerine uçak düştüğünü pilotların paraşütle süzüldüğünü gördüklerini söyledi.
CNN Türk Ankara temsilcisi Hande Fırat'ın askeri kaynaklara dayanarak verdiği bilgiye göre savaş uçağı sınır ihlalinde bulunması üzerine Türk uçakları tarafından vuruldu.
Cumhurbaşkanlığı kaynakları, Türkiye’nin hava sahasını ihlal ettiği ve uyarılarına da aldırmadığı için angajman kuralları gereğince düşürülen uçağın SU-24 tipi Rus uçağı olduğunu açıkladı.
Ancak daha sonra yapılan düzeltmede, "İlk bilgilendirme notunda uçağın Rus uçağı olduğuna dair ifade, basındaki haberlerden hareketle kullanılmıştır. Yani Rus uçağı olduğu tahmin ediliyor anlamında" denildi.
TSK'dan yapılan açıklamada şöyle denildi:
"24 Kasım 2015 tarihinde saat 09.20 civarında Hatay Yayladağı bölgesinde Türk Hava Sahasını ihlal eden milliyeti bilinmeyen bir uçak defalarca (beş dakika içerisinde 10 kez) ikaz edilmesine rağmen Türk Hava Sahasını ihlal etmiştir.
Söz konusu uçağa angajman kuralları çerçevesinde 24 Kasım 2015 saat 09.24’te bölgede hava devriye görevinde bulunan iki adet F-16 uçağımız tarafından müdahalede bulunulmuştur.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur."
Rus haber ajansı Sputnik'te yer alan habere göre Rusya Savunma Bakanlığı, Rus SU 24 tipi uçağın, 6000 metre yüksekteyken yerden vurularak düşürüldüğünü açıkladı.
Bakanlıktan yapılan açıklamada ifadeler yer aldı: “Rus uçağı 6 bin metre yükseklikte bulunuyordu. Pilotların durumu netleÅŸtirilecek. İlk verilere göre pilotlar uçaktan paraşütle atladı. Ayrıca uçak, sadece Suriye toprakları üzerinde uçmaktaydı. Bunu objektif verilerle kanıtlayabiliriz.â€
Reuters'a konuşan yetkili: 'İki uçak vardı, bilerek ihlal ettiler'
Reuters'a konuşan bir Türk yetkili, Türkiye-Suriye sınırına iki uçağın yaklaştığını, bu uçaklardan birinin vurulduğunu aktardı.
Yetkili, "Suriye sınırına yaklaşan iki savaş uçağı vardı ve sınırımızı ihlal etmeye başlamadan ikisi de uyarıldı; uyarılara rağmen geri dönmediler. Elimizdeki bilgiler Türk hava sahasının defalarca ihlal edildiğini net şekilde gösteriyor, sınırı bilerek ihlal ettiler" ifadelerini kullandı.
Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rus uçağının düşürülmesiyle ilgili yaptığı açıklamada, ‘çok ciddi bir olay’ dedi, ancak konuyla ilgili değerlendirme yapmak için henüz erken olduğunu söyledi.
Peskov, SU-24 uçağının Suriye’de düşme nedeninin kesin olarak saptanana kadar beklenmesi çağrısında bulundu.
(link:683,kay nak)
sen istanbul olsaydın keşke
Çamlıca da bir ay gördüm; senindi
Birden o nazenin yüzüne indi
Gözlerinin yeşil denizlerinden
Gülümserdin; has bahçeye dönerdim
Bir zamanlar bulutlardaydı başım
Bir zamanlar sevdalı bir fenerdim
Sabah yalınayak kıyılarında
Avuçlardım doğuşunu güneşin
Akşamları gemilerden kovulur
Hayalini düşürürdüm izime
O sapsarı, günbatımında yanan
Saçlarınla sarılırdın yüzüme
Dünya bize zindan, dünya bize dar
İstanbul olsaydın, ben de gökyüzü
Öylece dursaydık sonsuza kadar
Ben hangi mimarım, bilseydin eğer
Bir lügat yanmazdı böyle ansızın
Eriyip akmazdı kanda cümleler
Dokun, âh süzülsün alevlerinden
Heceler kurusun dudaklarında
Harflerinde beni bekle ve ısın
Yedi saray kurdum yedi tepede
Her gün birisinde uyanmalısın
1. Saray
Karanlık akıyor Sarayburnu’ndan
İçinde şiirden bir mumdur zaman
Fitilinde duman duman ayrılık
Topkapı nasıl da incinmiş bundan
Kimindir bu Saray, bu Sultan kimdir
Diye haykırıyor Aya İrini
Ne bilsin, geçerek son nefesinden
Ölmüyor, bulanlar gönül pîrini
Yerebatan Sarnıcı’ndan semaya
Hû diye yükselen suyun sesinden
Her gece nağmeye dönüyor hayal
Al diyor, İstanbul mehtabındır, al
2. Saray
Nakışları nerde Çinili Han’ın
Çemberlitaş hasta bir gezgin gibi
Kapalıçarşı’da başlayan yangın
Mısır Çarşısı’nda eski bir bahar
Darağacındayız daha dün gibi
Yine kırılıyor bizim aynalar
Genç Osman bakıyor cam kırığından
Surlar yıkılıyor hıçkırığından
Yerleş bu Saray’a kalmadan kışa
Kimimiz ÅŸehzade, kimimiz paÅŸa
Yollarda bekliyor nice bendeniz
Yalnız sana meftun toprak ve deniz
3. Saray
Sinan mı bakıyor yoksa derinden
Süleymaniye’nin tut ellerinden
En içli duayı okusun taşlar
Öteye yolculuk kapıdan başlar
Bu saray bulunmaz Çin’de, Maçin’de
Sana bir külliye kurdum içinde
Kitaplardan oku ruhumu, heyhat
İksirde ölüm var, zehirde hayat
Gece masallarda açıyor çiçek
Rüya olanda mı, nerdedir gerçek
Yiğitleri bir bir uyanır yarın
Beyazıt’ta şaha kalkan atların
4. Saray
Bu Sarayın özü dünyaya değer
Gölgesi kaybolur havarilerin
Ertuğrul Gazi’nin kirpiklerinden
Damlayan su Fatih olurmuÅŸ meÄŸer
Ürkek sahillere uzat elini
Bozdoğan Kemeri sarsın belini
Mekân kaybolurken görünsün ışık
Çözülsün yürekte kalan sarmaşık
Dal budak salıyor zulüm ve korku
Hüsrana gömüyor o hazin Şarkı
Yeter söndüğümüz ve yandığımız
Garbın ateşine aldandığımız
5. Saray
Zebun olmayacak artık cihangir
Bu Saray’a cümle kapısından gir
Yanına divit al, can mürekkebi
Bir de ben geleyim bir gölge gibi
Bırak da, kalbimde haykırıp yazsın
Beni divit kadar anlayamazsın
Ne haremağası, ne de cariye
Destanımı okur bir gün Kariye
O mel’un ihanet bilsin ki, vatan
Mahrem bir sevdadır, bizi ağlatan
Bir gün yeryüzünü sarar bu sızı
Piri Reis kıyar nikâhımızı
6. Saray
Bu nasıl çığlıktır, bu nasıl bir âh
Minare tutuştu, yandı mihrimah
Yıllardır inleyen Edirnekapı
Bilmez ki, kimindir bu eşsiz yapı
Çatlamış, mucize bekleyen duvar
Harcında Usta’nın gözyaşları var
Tekfur Sarayı’nda sönen meş’ale
Ruhumla tutuÅŸup gelseydi dile
O simsiyah ezberleri bozardı
Kıskanmanın tarihini yazardı
Lâkin nice Rüstem erse murada
Buluşamaz ay ve güneş dünyada
7. Saray
Marmara’da kuşlar uçar kanatsız
Gönül süvarisi olur mu atsız
Lâle bahçeleri Leyla kokunca
Çeşmelerden âb-ı hayat akınca
Yiğitler çıkacak bin bir köşeden
Ordular kalkacak Bayrampaşa’dan
Haseki’ye ebabiller konacak
Avareler bunu rüya sanacak
Bir defa dinleyin aÄŸalar, beyler
Bu şehrin surları size ne söyler:
Gül kokulu bir imandır İstanbul
En vefalı imtihandır İstanbul
Rüya
Çamlıca’da yollar gördüm, sararmış
Onlar da ben gibi seni ararmış
Hâlâ bir civanım on sekizinde
Merhem bulmalıyım aşkın izinde
Kendi yokluğumda var olmalıyım
Savrulmak nedendir, tutunmak niye
Ya Sultan asmalı beni bir göğe
Ya ben bir Sultana yâr olmalıyım
Ey derûn yurdunda büyüyen ırmak
Bileyim, nasıldır güneşe varmak
Erimek devlerin dert ocağında
Ve yeniden doğmak ölüm çağında
Gitmek zamanıdır öteye doğru
Çağrı bekliyorum, sade bir çağrı
Bir işaret, bir tebessüm, bir melek
Ne sen kaldın efkârımda, ne felek
Dünya bize zindan, dünya bize dar
İstanbul olsaydın, ben de bir seyyah
Elele yürürdük sonsuza kadar
https://www.youtube.com/watch?v=WFgCE1dQiUg&feature=youtu.be
hatice aslan
kendisini en son babalar duyarda tanımakla kalmak isterdim. Zira çok soğuttu kendinden çooook.
aslan
ormanların kralı hayvan. Galatasarayın simgesi.
(gorsel:7092)
harry kewell
lakabı "oz büyücüsü" olan eski galatasaraylı futbolcu.
Galatasaray teknik trektörü mustafa denizli nin yardımcılığını yapacağına dair söylentiler var. BEn dahil çoğu galatasaray taraftarının çok büyük sempati beslediği eski (gbkz:yeleli aslan).
(gorsel:7091)
kamu personeline ölçümleme yapılması
kamuda çalışan verimliliğini artırmayı hedefleyen hükümet, çalışma başlattı. gelişmiş ülkelerdeki çalışan ölçümleme modelleri araştırılıyor.
hükümet, kamuda iş verimliliğini artırmak ve performansı ölçümleyebilmek için çalışmaları hızlandırdı.
2010'dan beri çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı ile devlet personel başkanlığı'nın organizasyonunda düzenlenen kamuda yönetici yetkinliklerinin artırılması bölgesel eğitim programı'nı düzenleyen hükümet, şimdi de gelişmiş ülkelerdeki çalışan ölçümleme modellerini araştırıyor.
devlet personel başkanı mehmet ali kumbuzoğlu, performans konusunda çalışmaları derinleştirdiklerini söyledi. türkiye'nin çalışanını ölçümlemeyen tek ülke olduğunu belirten kumbuzoğlu, "bu konuda gelişmiş ülkeleri tarıyoruz. şu anda kurumların bazıları bunu yapıyor, biz de onlara önderlik ediyoruz. bize en uygun sistemi yürürlüğe koyduğumuzda çalışanımızı ölçme konusunda bir adım atmış olacağız" dedi.
hedef (gbkz:iyi yönetici)
kamuda verimliliğe büyük önem verdiklerini, bu nedenle 2010'dan beri bölgesel eğitim programı'nı düzenlediklerini vurgulayan kumbuzoğlu, "doğu'yu malatya ve şanlıurfa'da, akdeniz'i antalya ve adana'da, iç anadolu'yu bursa ve nevşehir'de, marmara'yı tekirdağ'da bir araya getirdik. hedefimiz üst düzey ve orta kademe yöneticileri geliştirmek, yetiştirmek" diye konuştu.
(gbkz:eşit işe eşit ücret)
eşit işe eşit ücret uygulaması yaptıklarını anımsatan kumbuzoğlu, "valilerimiz 'her ili aynı kefeye koymayalım, ücret sistemini illere göre farklılaştırmanız lazım' diyor. ağrı'da, diyarbakır'da, şırnak'ta ya da az gelişmiş yörelerde memuru aynı ücretle yönetemezsiniz, verim alamazsınız. işte bu gibi durumları taşrayı gezerek öğreniyoruz" diye konuştu.
(link:682,kay nak)
american time
ankara mitatpaşa caddesinde iş bankası, burger king in üzerindeki ingilizce kursu.
ingilizce dersi aldığım kurs. şimdi yds için gittim ama doğru dürüsüt bir altyapı olmadığı için ön hazırlık sınıfında başladım. ilk başlarda oldukça önyargılıydım ingilizceye. farklı bir türk hoca am is are şeklinde girdi konuya.ön yargımın oldukça fazla olduğunu iyice hisseder olmuştum. neyse ki zamanla kırılıyormuş. benim gibi düz lise mezunu biri için oldukça zor olsa gerek öğrenmek. tabi öğreten kişinin bilgiyi satması da önemli. bilgiyi satan kişiye de ön yargım çoktu bir öğretmen adayı gibi her boka karışasım vardı şöyle öğret böyle öğret diye. adamı da sevmemiştim zaten ilk bakışta. sonra o öğreten kişi bidiğin ön yargımı ö'den başlayarak yedirmeye başladı bana. baya baya işi biliyormuş diye düşündüm. kurstan ziyade öğretmen her zaman en önemli faktördür. adam bildiğin saygı olayını da aşmış davranış şekli de oldukça düzgün çıktı ben o ön yargıyı bir daha yedim.
ilk tavsiye alırken bir anadolu lisesi öğretmeninden orta seviyeye kadar al sonra kendin hazırlanırsın dedi bir öğretim üyesi arkadaşım. ama biraz tuzlu geleceğinden kurs araştırmaya başladım ve sanırım en uygunu buydu. üç seviye için 1700 tl ödedim. istanbulda olsa bunu bana bir kur için geçirirlerdi.
ingilizce öğrenme çabası da memur adayları için felaket derecede artı kazandıran bir durum. afedersiniz zorlar hukuktu iktisattı muhasebeydi yardırırsınız 80 üstü alacağım diye sonra yazılı sınav mülakat derken bir yere atanırsınız bin bir meşakkatle. ama adam yds den 70 üstü çakar kariyer olarak sizin iki üç katınız üste bir mesleğe 80 le bile değil 73 ile atanır ki tanıdığım arkadaşım var ve çok koymuştu bu mallık bana. vel hasl öneririm bir ingilizce kursu size ya da hacı ben kendim bu işi yapabilirim diyorsanız buyrun eve yardırın.
Yok hacı ben (gbkz: arapça) çalışacağım diyorsan özel sektör de ve devlette felaket yerlere gelebilirsin o ayrı konu tabi.
not:az reklam gibin oldu ama gerçekten lazım lan bu gavur dili bize.(gorsel:7089)
rica ederim
teşekküre karşılık verilen cevap.
https://www.youtube.com/watch?v=AhDrZrI2WS4&feature=youtu.be
22 kasım 2015 ales
öncelikle ales puanı ile ne yapmak istediğinize karar vermeniz gerekir. çünkü bu karar sizin sınavda çözeceğiniz alanlarıda değiştirecektir.
örn: işletme mezunu biri hakla ilişkilerde yüksek lisans yapmak isterse sözel puanını eğer öyp ile akademisyen olmak isterse eşit ağırlık puanını kullanmalıdır.
ales'te sayısal-1, sayısal2, sözel-1 ve sözel-2 olmak üzere 4 bölümden oluşmaktadır. tüm puanların hesaplanması için bu bölümlerin hepsini çözmek gerekir ancak 150 dk'da hepsini çözmek zor olacağı için amacınıza yönelik alanları çözmenizi tavsiye ederiz.
sözel mezunuyum hangi alanları çözeceğim?
sözel1, sözel2 ve sayısal1 alanlarını çözeceksiniz toplamda 120 soru. sayısal2 alanı size hiç bir puan getirmez.
(sözel puanınızın hesaplanmasında ağırlık sözel1, sözel2 alanlarıdır
sayısal mezunuyum hangi alanları çözeceğim?
sayısal1, sayısal2 ve sözel1 alanlarını çözeceksiniz toplamda 120 soru. sözel2 alanı size hiç bir puan getirmez.
(sayısal puanınızın hesaplanmasında ağırlık sayısal1, sayısal2 alanlarıdır
eşit ağırlık mezunuyum hangi alanları çözeceğim?
sayısal1, sayısal2 ve sözel1 alanlarını çözeceksiniz toplamda 120 soru. sözel2 alanı size hiç bir puan getirmez.
(ea puanınızın hesaplanmasında ağırlık sayısal1, sözel1 alanlarıdır
not: kasımda ales başkadır
mesafeler engel deÄŸildir
sadece sevgi için değil her şey için geçerlidir bu durum.
https://www.youtube.com/watch?v=XSlTgh9TCBQ&feature=youtu.be
(bkz: küreselleşme)
internet giriÅŸimciliÄŸi
sabah sabah işe uyku sersemi zar zor geldim. bazı insanlar benim gibi değil adam uyanıyor kahvaltısını yapıyor, sporunu yapıyor öyle geliyor işe. hatta servise binerken nasıl bir enerjiyse günaydın şekerler bile diyebiliyor. iş yerine girince günaydın diye çığlık bile atabiliyor.ben de az hantal olabilirim bilemiyorum. uyanmak için kendim zorlarken bu süre saat 10 u rahat buluyor.
sabah saat dokuz gibi bu taraz arkadaşlar ki çok imreniyorum onlara, bir muhabbet gelişiyor aralarında internet girişimciliği ile ilgili.
son zamanlarda internet girişimciliği, türk sanatsal film tarzında muhabbetlere ki bu muhabbetleri pek duyamaz oldum insanlardan ama oldukça meraklı bir şekilde hatta bir dedikodu duymuş teyze gibi yanaşıyorum ve bende sabah sabah öyle yaptım.
iş yerinde ki sabunluk (emekliliğine bir kaç ayı kalan kişi) emeklilik planlarını bizim sofi arkadaş üzerinden yapıyormuş meğer. en son tekel bayii açacaktı demek ki vazgeçmiş tekel bayiiden. muhabbet internet girişimciliği üzerine gelmiş.
sabunluk abinin aslında yapacağından değil ama askerde olduğu gibi (gbkz:hacı hoca kısmı üzerinden yapılan alaycı muhabbet) her zaman ve her yerde tuttuğundan bir girişimcilik fikri ve eğlence tadında geçirmek derdinde.
fikir aslında güzel bir fikir de sayılır internet camiası ile ilgili. zira o kadar saçma sapan şeylere önem gösteriliyor ki o kadar saçma sapan şeylere kıymet veriliyor ki bu fikrinde kıymetli olduğunu düşündürmedi değil bir an için bana.
abinin fikri tam olarak şöyle;
bir internet sitesi kuralım adı (gbkz:solukoglu.com) olsun. hediye paketleri şeklinde bir site olsun site içerisin de bir yasin üç ihlas, sadece yasin, bir hatim, bilumum hayır hasenat ve türevleri.
bu fikre köy derneği ve sitesinden gelen yahu memet amca vefat etti. allah rizası için bir yasin okuyalım fikriymiş. deferruata giremiyorum tabi şimdi ve buna benzer ricalar.
bizim sofi arkadaştan da isteği şu şirketin ve sayfanın bütün sponsorluğunu kendisi karşılayacak. güvenli mi güvenli bir site yapımı için destek alacak. dualar cameraya çekilip parasını yatıranlara youtube üzerinden yayın yapılacak. (bak pz.... youtube tan para kazanılacağını da biliyor). bunun dışında iş yerinde çalışan ve cumaya vakit namazlarına gidenleri de kısmi çalışan yapıp bana da dua edermisin sorusunu gelir bağlayacak.
site için belli başlı sloganlar da düşünülmüş. (bkz: sizin için üflüyoruz). solukoğlu. hertürlü hayır hasenat yapılır.
bu kötü mizaha daha fazla dayanamayıp uzaklaşmıştım yanlarından.
bilgisayar
kendisine verdiğimiz bilgileri istediğimizde saklayabilen, istediğimizde geri verebilen cihaza denir. ilk elektrikli bilgisayar eniac'tır.
seni seviyorum diyen sevgiliye bilmukabele demek
f: seni seviyorum vecihi
v: bilmukabele fikret.
en azından ezber dışı bir cevaptır ve yeterince hoştur. bilmukabele diyen tarafı destekliyorum. konuşmada sıradaki cevap hakkı da kuvvetle muhtemel eyvallah gözüm ile devam edecektir.
kanlıca
beykoza bağlı bir semt asırlık kanlıca yoğurdu, çay kahve keyfi, mükemmel boğaz manzarası gibi alternatiflerin olduğu boğazın incisi (gorsel:7027)