devam etmeniz halinde bu veri kaldırılacak.devam etmek istediğinizden emin misiniz?

  1. ahmet muhip dıranas'ın bir şiiri. 6. sınıftaki türkçe öğretmenimin her derste, derse başlamadan önce, ezbere okuduğu şiir. bir insan neden böyle bir şiiri defalarca okur, diye düşünürdüm ama şiir işte. kime, ne anlatacağı, neyi hatırlacağı hiç belli olmuyor.

    "hava keskin bir kömür kokusuyla dolar
    kapanırdı daha gün batmadan kapılar
    bu afyon ruhu gibi baygın mahalleden
    hayalimde tek çizgi bir sen kalmışsın sen!
    hülyasındaki geniş aydınlığa gülen
    gözlerin, dişlerin ve akpak gerdanınla
    ne güzel komşumuzdun sen fahriye abla.

    eviniz kutu gibi küçücük bir evdi
    sarmaşıklarla balkonu örtük bir evdi
    güneşin batmasına yakın saatlerde
    yıkanırdı gölgesi kuytu bir derede
    yaz kış yeşil bir saksı ıtır pencerede
    bahçede akasyalar açardı baharla
    ne şirin komşumuzdun fahriye abla.

    önce upuzun sonra kesik saçın vardı
    tenin buğdaysı, boyun bir başak kadardı
    içini gıcıklardı bütün erkeklerin
    altın bileziklerle dolu bileklerin
    açılırdı rüzgarda kısa eteklerin
    açık saçık şarkılar söylerdin en fazla
    ne çapkın komşumuzdun sen fahriye abla.

    gönül verdin derlerdi o delikanlıya
    en sonunda varmışsın bir erzincanlıya
    bilmem şimdi hala bu ilk kocanda mısın?
    hala dağları karlı erzincanda mısın?
    bırak geçmiş günleri gönlüm hatırlasın
    hatırada kalan şeyler değişmez zamanda
    ne vefalı komşumuzdun sen fahriye abla."
    avatar
    04.06.2016 - 22:31
tümünü gör

entri girebilmek için giriş yapın