- problemli olan uygulamanın kendisi değil, insanla oluşturduğu sentez. yani son zamanlarda bana sorunlu gelmeye başladı. kız avrupa'ya gidiyor erasmusa, onlarca fotoğraf, hepsini tek tek atıyor. öteki yemek yiyor, bir başkası sevgilisiyle fotoğraf atıyor. bunları sürekli yapanı zaten takip etmiyorum. ama burada etik üzerinden eleştiri yapıyoruz. bu yüzden takibi bırak geç diyeni sikerim çok net.
ilk olarak : yani sevgilinle selfie çekip atıyorsan, takipçilerinin kendi yalnızligini tekrar tekrar hissetmesine ve kıskançlığa sebep olursun. bu etkiyi yemeğe, gezmeye de aynen uygulayabilirsin. yani karşıdakini mahcup hale getirmeye yönelik bir potansiyel var fotoğraflarında. aldığın o son model arabada resim atıyorsun ya, ilkokul arkadaşın, yani senin tabirinle "kan kardeşin" işe otobüsle gidiyor o fotoğrafı görürken. yemek meselesi, gezme meselesi, kocişimle fotoğraflarimizzz meselesi. yani bu çok trajik geliyor bana. evlenememiş bir sürü genç var. iş yok para yok, ev kurmak pahalı. ahlak çağındayız, sen de solcusun ya hani, yersen.
ikinci olarak : sen bir şeyi yapıyorken neden onu başka insanlara gösterme ihtiyacı hissediyorsun ? ego tatmini gibi geliyor bana. hatıra olarak fotoğraf çekilmesini anlıyorum tabii, ama bunu neden el aleme gösteriyorsun. "bakın ben de geziyorum, benim de sevgilim var." yani bunu diyen bir adamın ne sevgisi saf sevgidir, ne gezgisi saf gezgidir. kibir ve riya ile aynı yatakta yatıyorsun aslında. fotoğraf atıyorsun ki insanlar seni beğensin," vaay kardeşim yakışır" diye yorum atsın, sen de bu tatmin edilme ihtiyacını gider. halbuki buna gerçekten ihtiyacımız var mı ? yoksa bir boş bulunmuşluk olmasın. bana öyle geliyor ki bir yemeği tamamen ona odaklanarak tüm dikkatiyle yiyen, bir kadını tüm çaresizliği, umudu ve inancı ile seven biri bu tarz eğilimlere ihtiyaç olmadığını, bunların bir yanılgı olduğunu fark eder. yani gezmenin, sevmenin ne kadar güzel şeyler olduğunu gerçek manada tecrübe eden biri bu tarz eğilimleri komik bulur aslında.
pragmatik açıdan yaklaşalım : ne olacaklar ki onlar seni beğenince. hep beğeniyorlar ama hiçbir şey iyiye gitmiyor değil mi ? her şey aynı. halbuki aldığımız nefesi bile bilinçle alırsak, yanı özetle gerçek manada yaşarsak, bunlara ihtiyacımız kalmaz. bunlar bize sunulan popüler dünyadaki kendimizin ihtiyaçları. oysa burada özgürlükten nasıl bahsederiz. asıl özgürlük sen sana dayatilan hayatı reddedip kendi hayatını yaşadığında ve kendi bakışını ortaya koyduğunda seni bulur. ya da sen onu bulursun. çoğumuz bize dayatılan bağlamlarda mahpus hayatı yaşıyoruz.
https://eksisozluk.com/entry/82099158
tümünü gör