devam etmeniz halinde bu veri kaldırılacak.devam etmek istediğinizden emin misiniz?

son24 - [1-1]
  1. prof. dr. erbuğ keskin'in kişisel internet sitesi.
    http://erbug.net/
    avatar
    15.03.2015 - 16:13
  2. çukurova üniversitesi tıp fakültesi'nin dekanıyken onkoloji öğrenci kongrelerinin birinin açılışındaki konuşması:

    ---

    Bilmem sizlerde benimle aynı şeyleri hissediyor musunuz böyle öğrenci etkinliklerinde.? Bir çeşit antrenmana benziyor.. Geleceğin bilim adamları, gelecekteki büyük maça hazırlanıyorlar sanki. ..Ve antrenman performanslarına bakılırsa çok zor olmayacak maçı kazanmaları.
    Ama benim asıl hissettiğim ve kelimelere dökemediğim başka bir şey var. Yıllardır kaçırmadan izliyorum bu antrenmanları..
    Ben kaç yaş yaşlandım onları izlerken, ama onlar hep aynı yaştalar. ilk yıllarda abileri gibiydim. Arka sıralarda heyecanla izliyordum onlar bildirilerini sunarken, şimdi babalarının yaşındayım aynı heyecanı duyuyorum hala.
    Ama onlar daha rahatlar, daha çok güveniyorlar kendilerine, daha bilgililer, yıllar geçtikçe daha güzel ve daha yakışıklı oluyorlar, hatta boyları uzuyor sanki.. Beni şaşırtmak için, isimlerini bile değiştiriyorlar her yıl. Ama birazdan karşınıza geldikleri zaman göreceksiniz… Yaşları hep aynı.
    Ben hepsini tanıyorum bu çocukların. önce ürkerek gelip kayıt yaptırıyorlar 1. sınıfa. insan hakkında bildikleri, Lise Biyoloji kitabında yazanlarla sınırlı. Günde 8 saatten, 2500 saat ders anlatıyorsunuz ilk üç yılda. Derslerin zorluğundan, not tutamadıklarından, sınavların sıklığından yakınıyorlar sürekli. Sonra kliniğe geçiyorlar. Hastayla, kanla, acı çeken insanlarla tanışıyorlar. Aşık oluyorlar, sevgililerinden ayrılıyorlar.4. sınıfta Genel Cerrahi 5 te Dermatoloji stajlarını beğeniyorlar. Semra Hocayı seviyorlar. Kantinde sigara içilmesinden, nöbetlerde ayak işi yaptırılmasından şikayet ediyorlar. Ve sürekli öğreniyorlar. Giderek daha iyi tanıyıp dost oluyorsunuz. öğrenci kongreleri düzenliyor,bunu için sizden otobüs, konaklama ve para istiyorlar, başka fakültelerin düzenledikleri kongrelerde birincilik ödüllerini kapıp geliyorlar. Tam, artık yetiştiler iyi birer hekim oldular diye sevineceksiniz, yetişmelerinde benim de katkım oldu diye öğüneceksiniz. Onlar ürkek bir şekilde gidip 1. sınıfa kayıtlarını yaptırıyorlar.
    inanamıyorum. Her şeyi unutmuşlar. Bildikleri Lise Biyoloji kitabında yazanlardan ibaret. 6 yıllık dostluğunuza rağmen, size, ilk defa görüyormuş gibi soğuk soğuk bakıyorlar. Hatta isimlerini bile değiştirmişler. 2500 saat dersi yeniden anlatıyorsunuz . Yine derslerin çokluğundan, not tutamamaktan yakınıyorlar. Sonra Hastaneye geçiyorlar. Sanki ilk sefermiş gibi aynı şeyleri beğeniyor aynı şeylere kızıyorlar. Ama daha çok öğreniyorlar. Siz tam, “bu defa oldu” diyeceksiniz. Onlar ürkek bir şekilde gidip birinci sınıfa kayıtlarını yaptırıyorlar.
    Bazen 1. sınıflar geliyor bazı isteklerde bulunuyor. “çocuklar biliyorsunuz, geçen sene sizin kardiyoloji ve onkoloji kongrelerinizde çok para harcadık” diyorsunuz. “Hocam, geçen sene biz lise sondaydık” diyorlar. Gülüyorsunuz. Ama onlar çok ciddi. Zamanla alışıyorsunuz bu oyuna.. siz de katılıyorsunuz... 1. sınıfa geldiklerinde, ilk defa görüyormuş gibi yapıyorsunuz. Zaman zaman gözlerinin içine bakarak bunun bir oyun olduğunu gösteren bir ipucu arıyorsunuz. Ama hayır...Kesin kararlılar oyunu sürdürmeye.
    En kötüsü bazen dışarıda umulmadık bir yerde, orta yaşlarına gelmiş bir doktor çıkıyor karşınıza. “Hocam!” diye boynunuza sarılıyor. “Yooo” diyorsunuz.. ” Benim öğrencilerim mezun olmuyor hiç!”.. “Hocam tanımadınız mı? Ben Tuğba” diyor. Korkarak uzaklaşıyorsunuz oradan ve hemen gelip öğrenciler arasında Tuğba'yı buluyorsunuz . Gerçi ismini değiştirmiş, Ferda diye çağırıyorlar arkadaşları onu. Ama olsun. Hala bizimle ya!
    Evet sevgili öğrencilerim, bu sırrımızı hiç açıklamayacaktım. Ama dayanamadım. Bir kerelik söyledim. Zorunlu emekliliğime 19 yıl var daha ve söz veriyorum, bir daha hiç açık vermeden sürdüreceğim bu oyununuzu. Ama n'olur söyleyin ağabeylerinize, amcalarınıza! Ya da her kimse onlar. Olup olmadık yerde “Hocam” diye çıkıp karşıma korkutmasınlar beni! O kadar gerçekler ki neredeyse inanacağım gittiğinize. Siz giderseniz kim yapacak Onkoloji Kongrelerini.
    Sizi seviyorum.
    ---
    avatar
    29.03.2015 - 16:08
  3. yarın tusa girecekler için bir şeyler yazmış:
    TUS ve ötesi....
    Kimseye bişey ispatlamak zorunda değilsiniz çocuklar...

    Yarın yine TUS var. ömrüm yettikçe her TUS öncesi benzer şeyleri yazmaya ve söylemeye devam edeceğim.
    Bu, hayatınız boyunca bir daha işinize yaramayacak, seçeceğiniz uzmanlıkla ilgisi olmayan bilgilerin sorgulandığı bir ”yarıştırma/yerleştirme” sınavı sadece..

    Kazanamazsanız bu sizin başarısız olduğunuzu göstermeyecek... siz ne kadar başarılı olduğunuzu en başta biz hocalara kanıtladınız.. Onlarca defa hem de..

    çok çalıştınız, çok yoruldunuz.. Yaşıtlarınız tatildeyken, siz çapa'da, Balcalı'da, Celal Bayar'da, Fırat da Dumlupınar' da, inönü'de... ülkenin dört bir tarafındaki fakültelerde, Dahiliye Acillerde, Cerrahi Acillerde, Yenidoğan yoğun bakımlarında, B servislerinde F servislerinde günlerinizi gecelerinizi geçirdiniz..

    Arkadaşlarınız instagramda Bodrum fotografları paylaşırken siz kütüphanedeydiniz..
    Siz zaten bu ülkenin en başarılı gençlerisiniz.

    Boşverin... Kimseye bişey ispat etmek zorunda değilsiniz çocuklar..
    avatar
    09.04.2016 - 23:25
  4. kendisinin muhammed ali hakkındaki yazısı:

    RAHAT UYU şAMPiYON

    ilkokul ikinci sınıftaydım. Radyoyu büyüklerin akşam ajansı için , biz çocukların Pazar sabahları ”Radyo Tiyatrosu” için dinlediğimiz yıllardı.
    Henüz televizyonla tanışmamıştık. Spor haberlerinin görüntülerini güncelliğini tamamen yitirdikten sonra, sinemada, film başlamadan hemen önce ”Ziraat Bankası sunar” başlığıyla bir iki dakikalık siyah beyaz film olarak izleyebilirdik ancak.
    Halit Kıvancın seslendirmesiyle ”Metin Oktayın şahane golüyle Galatasaray Altay'ı 1-0 yendi” haberini duyardık ama çok uzaktan çeken kamera çoğunlukla golü kaçırmış olduğu için taçsız kralı sevinirken görebilirdik ancak..
    Yurt dışı spor haberlerinde de nedense sadece Dünya Ağır Siklet şampiyonları olur ve sebebini bilmediğim bir şekilde bu haberler çok ilgimi çekerdi.
    Bu şampiyonların haberleri gazetelerde ”Yarın sabaha karşı Amerikanın şikago şehrinde Dünya şampiyonu Floyd Patterson Sonny Liston'la dövüşecek” diye verilirdi.
    Sonny Liston'a sempatim henüz dünya şampiyonu olmadan başlamıştı. Pattersonu iki defa yenmesiyle daha da arttı.. Liston'u neden severdim hiçbir fikrim yok. Babam sürekli ” O adam eski gangster, banka soyguncusu ”diye beni soğutmaya çalıştıkça daha çok sarılırdım Sonny ye.. Hatta zenci hakları savunucusu genç Cassius Clay (nasıl okunacağını bilmediğimden Casyus Clay diye telafuz ederdim.. sonraları Kesyus Kley diye okunduğunu öğrenince dehşete düşmüştüm) ortaya çıkıp tüm kamuoyunun sempatisini toplamaya başladığında bile ben hiç tanımadığım dev adamdan vazgeçmiyordum.. Dünya şampiyonu Patterson'u ilk raundda yere sermiş bir adamdı. ikinci kez karşısına çıktığında Pattersonu yine ilk raundda yendiğini ancak 48 saat sonra gazeteden öğrenebildik.
    ilkokulu bitirip ailemden uzak yatılı okula gittiğimde bile annem gazeteden Liston'la ilgili haberleri keser ve bana yollardı. Ayda bir ulaşan mektuplardan çıkan fotograflardan Listonu birinci raundda deviren Clay'e karşı sempatim giderek arttı.
    Sonraları, Amerikada zenci hakları için başkaldıran, Vietnam Savaşına karşı çıkan, savaşa gitmeyi reddedip bu nedenle hapise girmeyi göze alan, adını Muhammed Ali olarak değitirip geri kalmış ülkelerin umudu haline gelen bu genç adam benim de idolüm oldu.. ”Kelebek gibi uçarım.. Arı gibi sokarım” diyordu ve dediğini yapıyordu..
    Kendisine Cassius diye hitap eden gazetecilerin üzerine yürüyor ”My name is Muhammed Ali” diye bağırıyordu. Bu da bu coğrafyadaki fakir halkları çok mutlu ediyordu..
    Sonra belki de aldığı darbelerin etkisiyle Parkinson oldu. Hayatının en büyük mücadelelerinden birini verdiği hastalığa dün yenik düştü..
    çocukluğumun ve gençliğimiz en önemli renklerinden biriydi. iyi ki benimle aynı dönemde yaşamış. Rahat uyu şampiyon..
    avatar
    05.06.2016 - 15:01