mutluluk
-
tam olarak ne manaya geldiğini bilmediğim kelime. tdk'ya göre "bütün özlemlere eksiksiz ve sürekli olarak ulaşılmaktan duyulan kıvanç durumu"
bir de şöyle bir pasaj var*:
500 kişi bir seminerdeydi. birden konuşmacı durdu ve bir grup çalışması yapmaya karar verdi. herkese bir balon vererek başladı. herkes gazlı kalemle balonuna adını yazmalıydı. sonra bütün balonlar toplandı ve bir odaya kapatıldı.
katılımcılar odaya alındı ve 5 dakika içinde üzerine isimlerini yazdıkları balonu bulmaları söylendi. herkes deli gibi kendi adını aramaya başladı, insanlar çarpıştılar, bir birlerini ittirdiler, tamamen bir kaos ortamı oluştu.
5 dakikanın sonunda kimse kendi balonunu bulamamıştı.
konuşmacı bu sefer herkesin bir balon almasını ve üzerinde adı yazan kişiye o balonu vermesini söyledi. birkaç dakika içinde herkes kendi balonuna kavuşmuştu.
konuşmacı dedi ki: "yaşamımızda bunu görüyoruz. herkes deli gibi mutluluğu arıyor ve nerede olduğunu bilmiyor. bizim mutluluğumuz başkalarının mutluluğunda gizlidir. onlara mutluluk verin; sizinki size gelir. ve insanların yaşam amacı da budur...mutluluğun peşinden gitmek." -
tanımı her insana göre değişebilen bir olaydır ama aslına bakarsak anlatılmaz yaşanır. yaşadığımız her anında etrafa pembe bulutlar saçtığımız, zamanın durmasını istediğimiz anlarda zihnimize bedenimize o hakimdir. içimde zerresini bulduğum an son damlasına kadar yaşadığım ve yaymaya çalıştığım histir. ufacık şeylerde ararım onu hep ve olumsuzluklara rağmen mutlu olmayı denerim zaten asıl önemli olan budur. hayatınızın ufak mutluluklara dayalı olması dileğiyle.
-
Zülfü Livaneli'nin eserinden uyarlanan, 2007 yapımı bir Abdullah Oğuz filmi.
-
kişinin keyifli ve mutlu olmasini sağlayan farklı şekillerle sağlanabilen eylemdir.