allen testi
kanülasyon öncesi kollateral dolaşımın yeterli olduğunun değerlendirilmesi amacıyla uygulanır.
günübirlik anestezi
cerrahi girişimin yapıldığı gün evine gönderilmesi planlanan hastalara uygulanan anesteziye denir.
komdu
islamiyet öncesi türklerde hükümdarın mührünü vurduğu ipek.
tüz
islamiyet öncesi türklerde devlet ile halk arasındaki karşılıklı görevlerdir.
töre
islamiyet öncesi türklerde ki yazısız hukuk kuralları.
hilat
abbasi halifelerinin (bkz:tıraz) ile birlikte külah,kemer,kılıç,at,eğer takımı,askeri mızıka,bayrak,para gibi mal ve eşyaların hükümdara gönderilmesidir.
ağılığ
İslamiyet öncesi türklerde hazine görevlisi.
festinasyon
küçük adımlarla ve ayakları sürükleyerek yürüme.
paralizi
kas kuvvetinin tam kaybına, yani felç durumuna denir.
kolostomi
Ameliyatla kolonun hastalıklı kısmının alınıp geriye kalan kısmının karın ön duvarına dikilerek ağızlaştırılmasıdır.
intermittan ateÅŸ
sabah akşam dereceleri arasında fark 1°C'den fazla olup, ateşin normale hatta daha altına düştüğü ateş tipidir.
nedbe
yaralardan sonra kalan izlere denir.
nodul
deriden kabarık, (bkz:papül)den daha büyük, deri içi infiltrasyonla meydana gelmiştir.
prodrom
inkübasyon döneminin bitiminden tipik klinik bulgular başlayıncaya kadar geçen süre.
hiperpreksi
bazı durumlarda ortaya çıkan anormal vücut ısı artışıdır.
ampiyem
plevral kavitede pürülan sıvı toplanmasıdır.
bronÅŸiektazi
bronşların elastik dokusunun ve kas yapısının (bkz:irreversible) genişlemesidir. enfeksiyon, bronş duvarında harabiyet sonucu oluşur.
status epileptikus
Yeterince uzamış ya da aralarında nörolojik durumun ve şuurun düzelmesine olanak sağlamayacak sıklıkta tekrarlayan nöbetler.
serebral palsi
Doğum sırasında ya da daha öncesinde bebeğin beyin kan akımında ciddi düşüşe bağlı beyin fonksiyonlarında etkilenme sonucu olur.
subdural kanama
dura ile beynin orta zarı(araknoid) arasında oluşan kanamalardır.
obduntasyon
Orta düzeyde bilinç bozukluğudur. Hasta şiddetli veya ağrılı uyaranlarla uyandırılabilir, bilinçsiz ve ağlayarak veya inileyerek yanıt verir, iletişim kurulamaz.
stupor
Kişi ağrılı uyaranlarla uyandırılabilir. Anlamlı yanıt alınamayan ve uyaran kesildiğinde derin uyku haline döndüğü koma öncesi bilinç bozukluğu durumudur.
ligament
Vücudun muhtelif eklemlerinde organlarında bulunan bağlara verilen isimdir.
polifaji
sürekli açlık hissi ve çok yemek yeme isteğidir.
özofajit
özofagus dokusunun iltihaplanmasıdır.
defans
karın birkaç kez (gbkz:palpe) edildiğinde mevcut kas sertliği azalıyor ya da tamamen ortadan kalkıyor ise bu duruma defans denir.
distansiyon
karında gerginlik ve şişlik oluşmasıdır. Bu durumda bağırsak tıkanıklığı olabileceği unutulmamalıdır.
kolesistit
sağ üst kadranda direkt, sağ omza yansıyan ağrı.
tremor
İrade dışı titremelere verilen addır.
triaj
acil servislere başvuran hastaların aciliyetinin belirlenmesi amacıyla kullanılabildiği gibi; çok fazla kişinin etkilendiği ve afetlerde daha etkili bakım vermek amacıyla etkilenenlerin sınıflandırılması içinde kullanılmaktadır.
rentek manevrası
kaza geçirmiş yaralının, omurgasına zarar vermeden araç içinden çıkarılmasında uygulanır.
deteksiyon
herhangi bir şeyin varlığını ortaya çıkarma.
nebülizatör
ses dalgalarıyla veya basınçlı hava ile sıvı haldeki ilaçları buhar haline getirip solunum yoluyla alınmasını sağlayan cihazdır.
(gorsel:3542)
çapraz bağımlılık
aynı veya farklı farmakolojik yapıdaki ilaçların yol açtığı yoksunluk sendromunu gidermek için birbirlerinin yerine kullanılması çapraz bağımlılığı oluşturur.
antikonvülsan
epilepsi hastalığının tedavisinde kullanılan ilaçlar.
ilaç suistimali
ilaçların endikasyon dışı, yetkisiz kişilerin tavsiyesiyle kullanılmasına veya kişinin gereksiz yere ilaç kullanmasına denir.
emetik
ağızdan alınan maddelerle oluşan zehirlenme durumunda mideyi boşaltmak için kusturucu olarak kullanılır.
nebül
(gbkz:nebülizatör) ile kullanılmak üzere hazırlanmış özel ilaç formlarıdır.
demulsent madde
meyan balı, arap zamkı şurubu, gliserin gibi maddelere denir. bunlar farenks tahrişini azaltarak öksürüğü hafifletir.
teofilin
kronik astımda hava yolu obstrüksiyonunu azaltan bronkodilatördür.
ipeka
mide mukozasını tahriş ederek refleks yolla bronş bezlerinin salgısını arttırır. ayrıca oral yolla alınan ilaçlarla oluşan zehirlenmelerde kusturucu olarak kullanılır.
ekspektoran ilaç
Solunum yollarında biriken balgamı yumuşatıp sulandırarak öksürükle dışarı atılmasını ve bu şekilde zaman içinde öksürüğün de azalmasını sağlayan ilaçlardır.
öföri
kiÅŸinin hoÅŸnutluk duyduÄŸu ve kendisini iyi hissettiÄŸi bir ruhsal durumdur.
antiasid
mide asidini nötralize eden, lokal etkili ilaçlardır.
laksatif
bağırsak yumuşatıcı, bağırsağın atma işlemini hızlandıran maddeler.
dijestan
sindirime yardımcı olan ilaçlardır.
ekoton
doğada komüniteler tamamen birbirinden bağımsız olmayıp komüniteler arasında geçiş bölgeleri vardır bu bölgelere denir.
impuls
bir sinir hücresi, herhangi bir uyaranla uyarıldığında önce dendtritlerde, sonra sırasıyla gövde ve aksonlarında meydana gelen elektriksel ve kimyasal değişiklikler.
fototropizma
bitkilerde ışık uyaranına karşı gösterilen yönelme hareketidir.
stoma
fotosentez ve solunum gazlarının alınıp verilmesiyle, suyun buhar halinde atılmasında görevli yapıdır.
modifikasyon
canlının dış görünüşünde çevrenin etkisiyle oluşan ve kalıtsal olmayan değişiklikler.
parazit
hücre dışı sindirim enzimleri yoktur bu yüzden glikoz, aminoasit, yağ asidi gibi maddeleri üzerinde yaşadığı canlıdan hazır alırlar.
otoliz
lizozom zarının zarar görmesiyle içindeki enzimler hücreye dağılır ve hücre kendi kendini sindirir.
ötrofikasyon
su ortamında yeşil alg sayısının artması sonucu oluşur.
mutualizm
karşılıklı fayda esasına dayalı bir yaşama birliğidir. beraber yaşayan her iki canlıda bu ilişkiden fayda sağlar.
ekosfer
yeryüzünde var olan en büyük ekosistem. yerküredeki tüm canlıları ve canlılarla devamlı etkileşim halinde bulunan fiziksel çevreyi içine alır.
biyom
yerkürenin iklim kuşaklarına bağlı olarak, geniş coğrafik bölgelerinde bulunan büyük ekosistem tiplerine denir.
drog
tedavi amacı ile kullanılan tek bir maddedir.
sfinkter
vücuttaki boşluk veya kanalların ağızlarını büzmeye yarayan halka biçimi kaslar.
pirozis
mide ekÅŸimesi denilen olayda yemek borusunda ve midede duyulan ekÅŸilik ve yanma hissi.
konvulsiyon
iskelet kaslarının uzun süreli istem dışı kasılması.
lipom
yağ dokusunun iyicil tümörü.
osteoporoz
kemik erimesi, kemik yıkımı ve yapımı arasındaki dengesizlik sonucu oluşan ve kemiklerde artmış kırık riskine yol açan en yaygın kemik hastalığıdır.
sodalaym
hastadan gelen karbondioksidi hapseder emer.
anksiyete
kişinin endişe ve kaygı durumunun fazla olması.
emniyet aralığı
ilacın tedavi dozu ile toksik etki gösteren dozu arasındaki mesafeye denir.
aditif etki
iki ilaç birlikte kullanıldığında etkilerinin aritmetik toplamları kadar olmasıdır.
salbutamol
bronş düz kaslarını gevşetir, bronkodilatör ticari adıyla (bkz:ventolin)
deri
vücudun en büyük organı olup, toplam vücut ağırlığının yaklaşık %15-%20'si kadardır.
spinal anestezi
lokal anestezik ilacın 3-4 lomber vertebralar arasından subaraknoid aralığa, beyin omurilik sıvısına verilmesiyle oluşan lokal anesteziktir.
radikal tedavi
ilaçlarla, hastalığın nedeninin tamamen ortadan kaldırılmasına denir.
biyoyararlanım
ilacın sistemik dolaşıma kimyasal değişikliğe uğramadan geçen kısmıdır.
kardiyotonik
kalp kasının kasılma gücünü ve verimini arttıran ilaçlar.
pilül
toz halindeki ilacın bal gibi yapıştırıcı maddelerle yoğrulduktan sonra yassı yada yuvarlak şekle getirilmiş biçimidir.
rezistans
mikroorganizmaların özelliklerine bağlı olarak ilaçlara direnç gelişmesi ve ilaçların etkisiz kalması.
fosfagen
dinlenme durumunda kaslarda depolanan yüksek enerjili madde.
ankiloz
eklemi meydana getiren kemiklerin, eklem yüzeylerinin birbirine kaynaşması. Böylece eklem hareket yeteneğini kaybeder, sertleşir.
akut romatizmal ateÅŸ
A grubu beta hemolitik streptokoklara bağlı gelişen ve genellikle üst solunum yolları enfeksiyonlarından sonra ortaya çıkan, kalbi, eklemleri, deriyi ve merkezi sinir sistemini tutan inflamatuvar bir hastalıktır.
atelektazi
akciğerlerin bir bölümünün sönmesidir.
regresyon
psikozlarda kullanılan başlıca savunma mekanizmalarıdır. sosyal yönden uygun olmayan çocuksu davranışlar belirgindir.
koagülopati
kan pıhtılaşması bozukluğuna bağlı hastalık.
teratojen
normalden farklı anormal yapı oluşturan demektir. Fetus üzerinde normal embriyojenik gelişmeyi bozarak kusurlu doku ve organ oluşmasına yol açan madde.
endikasyon
ilacın, kullanım amacına yönelik etkilerine denir
carotis
Beyne giden ana damar diğer bir adıyla şahdamar.