devam etmeniz halinde bu veri kaldırılacak.devam etmek istediğinizden emin misiniz?

kapak fotoğrafı
profil resmi
Selin Gül
@selinngul

100 başlık

107 entri

allen testi

kanülasyon öncesi kollateral dolaşımın yeterli olduğunun değerlendirilmesi amacıyla uygulanır.

günübirlik anestezi

cerrahi girişimin yapıldığı gün evine gönderilmesi planlanan hastalara uygulanan anesteziye denir.

komdu

islamiyet öncesi türklerde hükümdarın mührünü vurduğu ipek.

tüz

islamiyet öncesi türklerde devlet ile halk arasındaki karşılıklı görevlerdir.

töre

islamiyet öncesi türklerde ki yazısız hukuk kuralları.

hilat

abbasi halifelerinin (bkz:tıraz) ile birlikte külah,kemer,kılıç,at,eğer takımı,askeri mızıka,bayrak,para gibi mal ve eşyaların hükümdara gönderilmesidir.

ağılığ

İslamiyet öncesi türklerde hazine görevlisi.

30 ocak 2016 interaktif sözlük buluşması

katılmaktan mutluluk duyacağım ve katılacak olduğum bir buluşmadır.

festinasyon

küçük adımlarla ve ayakları sürükleyerek yürüme.

pleji

(bkz:paralizi)

paralizi

kas kuvvetinin tam kaybına, yani felç durumuna denir.

kolostomi

Ameliyatla kolonun hastalıklı kısmının alınıp geriye kalan kısmının karın ön duvarına dikilerek ağızlaştırılmasıdır.

intermittan ateÅŸ

sabah akşam dereceleri arasında fark 1°C'den fazla olup, ateşin normale hatta daha altına düştüğü ateş tipidir.

nedbe

yaralardan sonra kalan izlere denir.

nodul

deriden kabarık, (bkz:papül)den daha büyük, deri içi infiltrasyonla meydana gelmiştir.

prodrom

inkübasyon döneminin bitiminden tipik klinik bulgular başlayıncaya kadar geçen süre.

hiperpreksi

bazı durumlarda ortaya çıkan anormal vücut ısı artışıdır.

ampiyem

plevral kavitede pürülan sıvı toplanmasıdır.

bronÅŸiektazi

bronşların elastik dokusunun ve kas yapısının (bkz:irreversible) genişlemesidir. enfeksiyon, bronş duvarında harabiyet sonucu oluşur.

status epileptikus

Yeterince uzamış ya da aralarında nörolojik durumun ve şuurun düzelmesine olanak sağlamayacak sıklıkta tekrarlayan nöbetler.

serebral palsi

Doğum sırasında ya da daha öncesinde bebeğin beyin kan akımında ciddi düşüşe bağlı beyin fonksiyonlarında etkilenme sonucu olur.

subdural kanama

dura ile beynin orta zarı(araknoid) arasında oluşan kanamalardır.

obduntasyon

Orta düzeyde bilinç bozukluğudur. Hasta şiddetli veya ağrılı uyaranlarla uyandırılabilir, bilinçsiz ve ağlayarak veya inileyerek yanıt verir, iletişim kurulamaz.

stupor

Kişi ağrılı uyaranlarla uyandırılabilir. Anlamlı yanıt alınamayan ve uyaran kesildiğinde derin uyku haline döndüğü koma öncesi bilinç bozukluğu durumudur.

peteÅŸi

deri altı kanama.

akut glomerülonefrit

böbrek glamerüllerinin (gbkz:enflamatuvar) hastalığıdır.

verruka

siÄŸil.

ligament

Vücudun muhtelif eklemlerinde organlarında bulunan bağlara verilen isimdir.

homosit

insan öldürme hareketi.

vol

çalma isteği.

galaktemi

Kanda Süt Bulunması.

polifaji

sürekli açlık hissi ve çok yemek yeme isteğidir.

polidipsi

aşırı su içme isteğidir.

özofajit

özofagus dokusunun iltihaplanmasıdır.

defans

karın birkaç kez (gbkz:palpe) edildiğinde mevcut kas sertliği azalıyor ya da tamamen ortadan kalkıyor ise bu duruma defans denir.

distansiyon

karında gerginlik ve şişlik oluşmasıdır. Bu durumda bağırsak tıkanıklığı olabileceği unutulmamalıdır.

kolesistit

sağ üst kadranda direkt, sağ omza yansıyan ağrı.

tremor

İrade dışı titremelere verilen addır.

antienflamatuar

İltihabi Reaksiyonu Önleyen Madde, İlaç.

triaj

acil servislere başvuran hastaların aciliyetinin belirlenmesi amacıyla kullanılabildiği gibi; çok fazla kişinin etkilendiği ve afetlerde daha etkili bakım vermek amacıyla etkilenenlerin sınıflandırılması içinde kullanılmaktadır.

rentek manevrası

kaza geçirmiş yaralının, omurgasına zarar vermeden araç içinden çıkarılmasında uygulanır.

deteksiyon

herhangi bir şeyin varlığını ortaya çıkarma.

nebülizatör

ses dalgalarıyla veya basınçlı hava ile sıvı haldeki ilaçları buhar haline getirip solunum yoluyla alınmasını sağlayan cihazdır. (gorsel:3542)

çapraz bağımlılık

aynı veya farklı farmakolojik yapıdaki ilaçların yol açtığı yoksunluk sendromunu gidermek için birbirlerinin yerine kullanılması çapraz bağımlılığı oluşturur.

antikonvülsan

epilepsi hastalığının tedavisinde kullanılan ilaçlar.

ilaç suistimali

ilaçların endikasyon dışı, yetkisiz kişilerin tavsiyesiyle kullanılmasına veya kişinin gereksiz yere ilaç kullanmasına denir.

purgatif

bağırsakları boşaltır.

emetik

ağızdan alınan maddelerle oluşan zehirlenme durumunda mideyi boşaltmak için kusturucu olarak kullanılır.

nebül

(gbkz:nebülizatör) ile kullanılmak üzere hazırlanmış özel ilaç formlarıdır.

demulsent madde

meyan balı, arap zamkı şurubu, gliserin gibi maddelere denir. bunlar farenks tahrişini azaltarak öksürüğü hafifletir.

teofilin

kronik astımda hava yolu obstrüksiyonunu azaltan bronkodilatördür.

ipeka

mide mukozasını tahriş ederek refleks yolla bronş bezlerinin salgısını arttırır. ayrıca oral yolla alınan ilaçlarla oluşan zehirlenmelerde kusturucu olarak kullanılır.

ekspektoran ilaç

Solunum yollarında biriken balgamı yumuşatıp sulandırarak öksürükle dışarı atılmasını ve bu şekilde zaman içinde öksürüğün de azalmasını sağlayan ilaçlardır.

öföri

kiÅŸinin hoÅŸnutluk duyduÄŸu ve kendisini iyi hissettiÄŸi bir ruhsal durumdur.

antiasid

mide asidini nötralize eden, lokal etkili ilaçlardır.

lipotropik ilaç

karaciğerde yağlanmayı önleyen ilaçlar.

laksatif

bağırsak yumuşatıcı, bağırsağın atma işlemini hızlandıran maddeler.

dijestan

sindirime yardımcı olan ilaçlardır.

antitussif

öksürük kesici.

ekoton

doğada komüniteler tamamen birbirinden bağımsız olmayıp komüniteler arasında geçiş bölgeleri vardır bu bölgelere denir.

büyük kan dolaşımı

sol karıncıktan başlar, sağ kulakçıkta sona erer.

midriyazis

göz bebeklerinin genişlemesi.

impuls

bir sinir hücresi, herhangi bir uyaranla uyarıldığında önce dendtritlerde, sonra sırasıyla gövde ve aksonlarında meydana gelen elektriksel ve kimyasal değişiklikler.

fototropizma

bitkilerde ışık uyaranına karşı gösterilen yönelme hareketidir.

stoma

fotosentez ve solunum gazlarının alınıp verilmesiyle, suyun buhar halinde atılmasında görevli yapıdır.

modifikasyon

canlının dış görünüşünde çevrenin etkisiyle oluşan ve kalıtsal olmayan değişiklikler.

parazit

hücre dışı sindirim enzimleri yoktur bu yüzden glikoz, aminoasit, yağ asidi gibi maddeleri üzerinde yaşadığı canlıdan hazır alırlar.

otoliz

lizozom zarının zarar görmesiyle içindeki enzimler hücreye dağılır ve hücre kendi kendini sindirir.

ötrofikasyon

su ortamında yeşil alg sayısının artması sonucu oluşur.

mutualizm

karşılıklı fayda esasına dayalı bir yaşama birliğidir. beraber yaşayan her iki canlıda bu ilişkiden fayda sağlar.

ekosfer

yeryüzünde var olan en büyük ekosistem. yerküredeki tüm canlıları ve canlılarla devamlı etkileşim halinde bulunan fiziksel çevreyi içine alır.

biyom

yerkürenin iklim kuşaklarına bağlı olarak, geniş coğrafik bölgelerinde bulunan büyük ekosistem tiplerine denir.

drog

tedavi amacı ile kullanılan tek bir maddedir.

sfinkter

vücuttaki boşluk veya kanalların ağızlarını büzmeye yarayan halka biçimi kaslar.

pirozis

mide ekÅŸimesi denilen olayda yemek borusunda ve midede duyulan ekÅŸilik ve yanma hissi.

konvulsiyon

iskelet kaslarının uzun süreli istem dışı kasılması.

lipom

yağ dokusunun iyicil tümörü.

osteoporoz

kemik erimesi, kemik yıkımı ve yapımı arasındaki dengesizlik sonucu oluşan ve kemiklerde artmış kırık riskine yol açan en yaygın kemik hastalığıdır.

sodalaym

hastadan gelen karbondioksidi hapseder emer.

anksiyete

kişinin endişe ve kaygı durumunun fazla olması.

emniyet aralığı

ilacın tedavi dozu ile toksik etki gösteren dozu arasındaki mesafeye denir.

aditif etki

iki ilaç birlikte kullanıldığında etkilerinin aritmetik toplamları kadar olmasıdır.

salbutamol

bronş düz kaslarını gevşetir, bronkodilatör ticari adıyla (bkz:ventolin)

deri

vücudun en büyük organı olup, toplam vücut ağırlığının yaklaşık %15-%20'si kadardır.

spinal anestezi

lokal anestezik ilacın 3-4 lomber vertebralar arasından subaraknoid aralığa, beyin omurilik sıvısına verilmesiyle oluşan lokal anesteziktir.

radikal tedavi

ilaçlarla, hastalığın nedeninin tamamen ortadan kaldırılmasına denir.

biyoyararlanım

ilacın sistemik dolaşıma kimyasal değişikliğe uğramadan geçen kısmıdır.

kardiyotonik

kalp kasının kasılma gücünü ve verimini arttıran ilaçlar.

pilül

toz halindeki ilacın bal gibi yapıştırıcı maddelerle yoğrulduktan sonra yassı yada yuvarlak şekle getirilmiş biçimidir.

rezistans

mikroorganizmaların özelliklerine bağlı olarak ilaçlara direnç gelişmesi ve ilaçların etkisiz kalması.

fosfagen

dinlenme durumunda kaslarda depolanan yüksek enerjili madde.

splenopeksi

dalağın karın duvarına tespiti.

ankiloz

eklemi meydana getiren kemiklerin, eklem yüzeylerinin birbirine kaynaşması. Böylece eklem hareket yeteneğini kaybeder, sertleşir.

akut romatizmal ateÅŸ

A grubu beta hemolitik streptokoklara bağlı gelişen ve genellikle üst solunum yolları enfeksiyonlarından sonra ortaya çıkan, kalbi, eklemleri, deriyi ve merkezi sinir sistemini tutan inflamatuvar bir hastalıktır.

atelektazi

akciğerlerin bir bölümünün sönmesidir.

regresyon

psikozlarda kullanılan başlıca savunma mekanizmalarıdır. sosyal yönden uygun olmayan çocuksu davranışlar belirgindir.

koagülopati

kan pıhtılaşması bozukluğuna bağlı hastalık.

teratojen

normalden farklı anormal yapı oluşturan demektir. Fetus üzerinde normal embriyojenik gelişmeyi bozarak kusurlu doku ve organ oluşmasına yol açan madde.

endikasyon

ilacın, kullanım amacına yönelik etkilerine denir

carotis

Beyne giden ana damar diğer bir adıyla şahdamar.