devam etmeniz halinde bu veri kaldırılacak.devam etmek istediğinizden emin misiniz?

kapak fotoğrafı
profil resmi

@sedamd

152 başlık

263 entri

polisitemia vera

(bkz:kronik lösemi) (bkz:miyelodisplastik sendrom) (bkz:aplastik anemi) (bkz:kan hastalıkları)

miyelodisplastik sendrom

Miyelodisplastik sendrom kemik iliğinde üretilen kanhücrelerinin olgunlaşamaması ve normal formlarından farklı bir gelişim göstermeleri ile karakterize hastalıktır. MDS’li hastalarda kan yapımında azalmanın sonucu anemi yani kansızlık kansızlık görülür. MDS sıklıkla 40 yaş üzerinde kişilerde görülür. MDS’nin nedeni bilinmemektedir. Başta benzen ve tarım ilaçları olmak üzere kimyasal maddelere maruz kalma MDS’li hastalarda sıktır. Ayrıca radyoterapi veya kemoterapi sonrası MDS ortaya çıkabilir.Hastaların büyük bir kısmında kemik iliği hücreleri incelendiğinde değişik kromozomal anomalilere rastlanmaktadır. Miyelodisplastik sendromda belirtiler hangi kan hücrelerinin tutulduğuna göre değişir. Hastaların çoğunda sadece kırmızı kan hücreleri tutulur. Bu hastalar kansızlığın ana belirtisi olan halsizlik ile doktora başvururlar. Halsizlik uzun süreli yol yürümekle veya merdiven çıkmakla oluşur. Halsizliğe sıklıkla nefes darlığı ve çarpıntı eşlik eder. Bazı hastalarda ayağa kalkarken baş dönmesi ve göz kararması olabilir. Kol ve bacak ağrısı ya da uyuşması da görülebilir. Lökositler etkilenmişse sık enfeksiyonlara yakalanma; trombositler etkilenmişse kol veya bacaklarda kanamalar, kolay çürük oluşumu görülür. MDS tedavisinde yaş, MDS alt grubu, hastanın şikayetleri ve laboratuvar bulguları dikkate alınır. İnatçı anemi genellikle demir, folik asit veya B vitamini takviyesine yanıt vermez. Semptomatik hastalara eritrosit transfüzyonu gereklidir. Trombosit düşükse trombosit süspansiyonları ile yerine konmaya çalışılır. Eğer kanda eritropoietin hormonu beklenen oranda yüksek değilse, bu hormon cilt altından uygulanarak kök hücrenin kan üretmesi uyarılabilir. Özel bir kromozom anomalisi (5q-) saptanırsa, lenalidomid tedavisi başarılı olabilir. 65 yaş altındaki hastalarda kemik iliğinde blast artışı varsa, en kesin tedavi yöntemi kemik iliği naklidir.

deksketoprofen trometamol

(gbkz:rastel)'in etkin maddesi. (gorsel:27027)

rastel 25 mg 20 tablet

abdiibrahim ilaç firmasının üretriği, (gbkz:deksketoprofen trometamol) etkin maddesi içeren ilaç. (gorsel:27026)

suda boğulmak

(bkz:suda boğulmada ilk yardım) (bkz:acil tıp)

ihtamol

ihtiyol muadilidir. (gorsel:26958)

umca solüsyon

pelargonium sidoides kökü sıvı ekstresi ihtiva esen ilaç. akut ve kronik enfeksiyonlar, özellikle de solunum yolları enfeksiyonları ve kulak-burun-boğaz enfeksiyonları (misalen bronşit, sibüzit, anjin, rinofarenjit gibi) tedavisi için uygundur. umca uygulaması öksürük, ateş, boğaz ağrısı, halsizlik, yorgunluk gibi yakınmalarda tedaviye yardımcıdır. (gorsel:26954)(gorsel:26957)

dr. nilay dönmez

(gbkz:erbuğ hoca)'dan duyduğuma göre *:erbuğ keskin* çocuk doktoru olmak için gurbete gitmiş doktor. şöyle yazmıştır instagram hesabında (gbkz:erbuğ keskin). ---- Ilk kez 4. sınıfta geldi odama. Amerika'da yaz staji yapmak istiyordu " Bir suru yere yazdim cevap vermiyorlar" dedi. Oturduk birlikte Harvard'da bir staj ayarladik. Gittiginden daha buyuk bir heyecanla dondu Boston dan.. Ve o heyecanini hic kaybetmedi. Hayallerini anlatirdi her ugrayisinda.. ben de heyecanlanırdım onunla.. . Sonra mezun oluverdi birden. USMLE ler.. gorusmeler.. derken Corpus Christi TX da Cocuk asistanlığına kabul edildi.. Sonra nasil gecti bilmiyorum. Ben bir iki ameliyata, 3-5 derse girdim.. bi yerlerde konusmalar yaptim.. . "Ben bitiriyorum uzmanligimi" diye çıktı geldi dün. Washington DC de Cocuk Nefrolojisi Yan Dalina basliyor yakinda.. . Nasıl gecmis olduguna inanamadim zamanin.. . Ona sorsaniz en heyecanli, en iz birakan belki de en uzun yillari hayatinin.. . Bana sorsaniz... birkac ameliyat.. bir kac ogrenci grubu onceydi.. 29 mayıs 2019 --

firdevs alioğlu

feci (gbkz:instagramcı)dır. (bkz:instagramcı kezo)

alpay alibeyoğlu

feci (gbkz:instagramcı)dır. sözlüğe falan gelmez. şimdi sana soruyorum alpay: 1. instagramda paylaştıkların önemli mi önemsiz mi? > şayet önemsizse neden paylaşıyorsun? > şayet önemliyse neden bunları sözlükte bütün dünya ile değil de sadece instagramda takipçilerinle sınırlı tutuyorsun?

novosef 0.5 g im flakon

(gbkz:zentiva ilaç firması)nın ürettiği (gbkz:seftriakson hidroklorür) etken maddeli, (gbkz:sefalosporin grubu antibiyotik) ilaç. (gorsel:26900)

novasef

(bkz:novosef)

isolyte-p

çocuklardaki kronik ishallerde epeyce işe yarayan solüsyon. sıvı ve elektrolit kaybını kompanse etmek için intravenöz kullanılır. - Bebek ve küçük çocuklarda günlük sıvı-elektrolit dengesinin idamesi. - Akut diyareli çocukların tedavisi. - Aşırı sıvı kaybı. Etkin madde: Her 100 ml çözeltide: Dekstroz monohidrat: 5 g Sodyum laktat: 0.26 g Potasyum klorür: 0.13 g Magnezyum klorür hekzahidrat: 0.031 g Dibazik potasyum fosfat: 0.026 g Her 100 ml çözeltide: Sodyum bisülfit 0.021 g Bebek ve çocuklarda: o Vücut ağırlığının ilk 10 kg’ı için 100 ml/kg o Vücut ağırlığının ikinci 10 kg’ı için 75 ml/kg o Vücut ağırlığının üçüncü 10 kg’ı için 50 ml/kg (bkz:ishal tedavisi) (bkz:gastroenterit tedavisi)

dr. özlem ünal

istanbul tıp fakültesinden mezun doktor. (gorsel:26894)

kemoset

im ve iv kullanılabilen bulantı giderici ilaç. Her ampül (2 mİ); Etkin madde: Ondansetron (hidroklorür dihidrat olarak) 4 mg Sodyum sitrat 0.5 mg Sodyum klorür 18.0 mg (bkz:bulantı tedavisi) (bkz:kusma tedavisi)

flagyl 125 mg/5 ml şurup

Anaerobik organizmalarla oluşan enfeksiyonların tedavisi: (İlk seçenek veya idame tedavisi olarak) Yetişkinler: günde 2 veya 3'e bölünmüş dozlarda 1-1.5 g/gün (8-14 ölçek) Çocuklar: 8 haftalık - 12 yaş arası çocuklarda, tek doz olarak 20 - 30 mg / kg / gün ya da her 8 saatte bir 7.5 mg/kg'dır. Enfeksiyonun şiddetine bağlı olarak günlük doz 40 mg/kg'a kadar çıkartılabilir. Tedavi süresi genelde 7 gündür. 8 haftalıktan küçük çocuklarda: 15 mg/kg günde tek doz ya da her 12 saatte bir kez 7.5 mg/kg'dır. Gestasyonel yaşı (annenin son adetinin ilk gününden doğuma kadar geçen süre) 40 haftadan küçük olan yeni doğanlarda doğdukları ilk hafta süresince metronidazol birikimi görülebilir. Bu nedenle tedavinin ilk birkaç gününde kandaki metronidazol miktarlarının ölçülmesi gerekebilir. (gorsel:26893)

biogaia

bağırsak florasını düzenlemeye yarayan probiyotik. günde bir kez 5 damla verilir. (bkz:bebeklerde kolik tedavisi) (bkz:acil tıp)

ölçek

Kaşık ölçüleri; Unutmayınız ki, ilaç ile zehir arasındaki tek fark dozdur. Her ilaç fazla alındığında zararlıdır. Doktorunuzu çocuğunuza 1 ölçek reçetelenğinde vermeniz gereken miktar 5 ml dir. 1 tatlı kaşığı = Tam Ölçek = 5 ml 1 çay kaşığı = Yarım Ölçek = 2,5 ml 1 çorba kaşığı = 15 ml 0,5 ml = 10 damla 1 ml = 20 damla 1,5 ml = 30 damla Dozun önemli olduğu, çok küçük miktarlarda ilaç kullanılması gerektiği (yeni doğanlar) veya küsüratlı dozların verilmesi (kalp ilaçları, hormonlar gibi) gereken durumlarda enjektörler ucundaki iğne çıkarılmalı ve enjektör ölçme amaçlı olarak kullanılmalıdır. Enjektör üzerinde yazılı sayılar ” ml (mili litre) “ yi gösterir. Bazı ilaçların içinden çıkan ölçü kapları standardın dışında olabilir. 10 ml lik kupa gibi. Uygun miktarda ilaç koyduğunuz ölçü kabının dibinde ilaç kaldığı durumlarda, ölçü kabı az miktarda su ile doldurulup dibinde kalan ilacın da alınması uygun olur. Aksi belirtilmedikçe ilaçların üzerine su içmenin sakıncası yoktur.

vazografi

(gbkz:vasography) kelimesinden türkçeleşmiştir.

dr. merve tosun

itf mezunudur. (gorsel:26858)(gorsel:26859)

tevfik balıkçı

itf mezunu instagramcı doktor. (gorsel:26855)

irem gökgöz

itf mezunu instagramcı doktor. kbbci. (gorsel:26853)(gorsel:26854)

tms

(gbkz:Transcranial magnetic stimulation).

bilge şencan

instagramcıdır. (gorsel:26828)

instagram

onu öven yorumlara kalp kondurup eleştirel yorumları derhal silen instagramcıların vazgeçilmezi olan uygulama. işte instagramın sahteliği ve instagramcıların sahtekarlıklarına bir örnek daha.

instagramcı

onu öven yorumlara kalp kondurup eleştirel yorumları derhal silen insancıklardır. işte instagramın sahteliği ve instagramcıların sahtekarlıklarına bir örnek daha.

op. dr. banu çiftçi

onu öven yorumlara kalp kondurup eleştirel yorumları derhal silen instagramcı. işte instagramın sahteliği ve instagramcıların sahtekarlıklarına bir örnek daha.

psikolog bahar ayan

onu öven yorumlara kalp kondurup eleştirel yorumları derhal silen instagramcı. işte instagramın sahteliği ve instagramcıların sahtekarlıklarına bir örnek daha.

pharangitis

(bkz:pharyngitis)

pharynx

(gbkz:farenks) şeklinde türkçeleşmiştir.

faranjit

farenks mukozasının ((gbkz:pharynx)) iltihabi bir hastalığıdır. (gbkz:pharyngitis) kelimesinden türkçeleşmiştir.

farenjit

(bkz:faranjit)

kronik farenjit

(bkz:kronik faranjit)

akut farenjit

(bkz:akut faranjit)

asetil sistein

(bkz:asetilsistein)

asetilsistein

doğal bir aminoasit olan (gbkz:l-sistein)’in N-asetillenmiş türevi olup (gbkz:mukolitik) olarak kullanılan ajandır. Yapısında bulunan (gbkz:sülfidril) grubu ile (gbkz:glikoprotein) içerisindeki (gbkz:disülfit bağları)nı koparma özelliğinden dolayı (gbkz:mukoid) ve (gbkz:mukopürülan) sekresyonlar üzerine mukolitik etki göstermektedir. (gorsel:26792)(gorsel:26793)(gorsel:26794)(gorsel:26811)

progestagen

(gbkz:progestojen)ler veya (gbkz:gestojen)ler (ingilizcesi: (gbkz:progestogen)), progestojen reseptörlerine bağlanarak reseptörleri aktive edebilen bir steroid hormonu sınıfı. Progesteron vücuttaki en önemli ve en sık bulunan progestojen türüdür. Progestojen kelimesi, hamilelikte rol olan önemli bir hormon olmasından dolayı (gbkz:progestational) (gebeliği idame ettiren, (gbkz:gestasyon)a hazırlayan) kelimesinden türetilmiştir. Bu ismine rağmen bu hormon sınıfı hamileliğin dışında âdet döngüsü ve östrus döngüsünde de rol oynar. Pregestojenler, östrojenler ((gbkz:östradiol)) ve androjenler (testesteron) ile birlikte üç seks hormonu türünü oluştururlar. Buna ek olarak bu üç hormon grubu aynı zamanda (gbkz:glukokortikoid)ler, (gbkz:minerelokortikoid)ler ve (gbkz:nörosteroid)ler ile birlikte ana steroid hormonu sınıflarını oluştururlar. Tüm progestojenler 21 karbon atomundan oluşan bir iskelete sahiplerdir. (gorsel:26776)

siproteron asetat

17-hidroksiprogesteronun derivesi olan bir antiandrojeniktir. aşırı kıllanma tedavisinde ((gbkz:hirşutizm)) kullanılır. (gorsel:26769)

diane 35 draje

(bkz:östrojen) (bkz:progestagen) (bkz:siproteron asetat) (bkz:etinilestradiol)

başak saraçoğlu yılmaz

beyoğlu gözden uzmanlık almış göz doktoru. (gorsel:26760)

arda pelen

kbbcidir, kulak buran boğaz uzmanıdır. feci instagramcıdır. (gorsel:26756)(gorsel:26757)(gorsel:26778)

siproflaksosin

(bkz:siprofloksasin)

burcu ferlengez

istanbul tıp fakültesi mezunudur.

tobrased göz damlası

streptokokal bakteriyel konjonktivitlerde kullanılan antibiyotikli göz damlası. (gorsel:26660)

ulipristal asetat

ertesi gün hapı olan ellanın etkin maddesi. (gorsel:26648)

ertesi gün hapı

(gbkz:ella): (gorsel:26647)

ella

(gbkz:ulipristal asetat) içeren (gbkz:ertesi gün hapı). (gorsel:26646)(gorsel:26657)(gorsel:26658)

microgynon 21 draje

(gbkz:doğum kontrol hapı) yani (gbkz:oral kontraseptif) MICROGYNON® 150 mcg/30 mcg kaplı tablet. Ağız yolu ile alınır. • Etkin maddeler: Her bir kaplı tablet 0,15 mg (gbkz:levonorgestrel) ve 0,03 mg (gbkz:etinilestradiol) içerir. • Yardımcı maddeler: Laktoz monohidrat (sığır), mısır nişastası, povidon 25, talk, magnezyum stearat, sukroz, povidon 90, makragol 6000, kalsiyum karbonat, montanglikol mumu, sarı demir oksit (E172), titanyum dioksit (E171), gliserol %85 (gorsel:26645)

yasmin 21 tablet

an itibariyle bir kutusu 47 liradir.

doğum kontrol hapı

(bkz:yasmin 21 tablet) (bkz:microgynon 21 draje) (bkz:ginera 21 draje)

yasmin

(bkz:yasmin 21 tablet) (gorsel:26714)

endometriozis

uterus boşluğu (rahim boşluğu) dışında, rahim içini döşeyen ve adetle dökülen endometrial dokuların varlığı olarak tanımlanır. Sıklıkla rahim arkası boşluk, rektovaginal aralıkta (vagina ile barsağın son kısmı arası boşluk), barsağın son kısmının üzerinde, tüpler, yumurtalıklar, rahimi tutan arka bağlar, mesane ve karın içi yan duvarlarda bulunur.

rowatinex

KULLANIM KILAVUZU ROWATINEX® KAPSUL BiRiM FORMüLü I yumuşak jelatin kapsül, etken maddeler olarak Pinen (a+j3) 31 mg, Kamfen 15 mg, Sineol 3 mg, Fenkon 4 mg, Borneol I 0 mg, Anetol 4 mg içerir. Yardımcı madde olarak tıbbi düzey zeytinyağı mevcuttur. TIBBi OZELLiKLERi Rowatinex®, renal ve idrar yolları taşlarının ;:iiziinmesine ve allhmma yardımcı bir üründür. üriner sistemde gii;:lii antispazmodik etkiye sahiptir. Rowatinex®'in etken maddeleri olan terpenler vücutta glukronidlere metabolize olduktan sonra idrar ile atılırken üriner sistemde kalsiyum ve tuzlarının ;:iiziiniirliigiinG artmrlar. Rowatinex®, spazmolitik etkiye de sahip olup, taşların idrar yollarından geçmesini kolaylaştırır, ta~m at!lmasma yardımcı olur. Biyoyararlanım ;:ah~malan h!Zl1 absorbsiyon giistermektedir. Absorbsiyon yanlanma ömrü : 0.373 ± 0.08 saat Pik plazma konsantrasyonu : 2.467 ± 0.663 mg/L Eliminasyon yanlanma omril : 0.861± 0.148 saat ONERiLEN KULLANIM YERi Oriner sistem ta~lan ile ilgili ilriner sistem spazmlarmm ve inflamasyonun tedavisine yardımcıdır. KULLANIM şEKLi Oral yolla uygulamr. Yetişkinler için: Hekim tarafından farkh ~ekilde onerilmedi ise klasik doz, gGnde G;: kez, yemeklerden once 1-2 kapsiildGr. ;ocuklar 6-14 ya§: Hekim tarafından farklı şekilde önerilmedi ise klasik doz, günde iki kez, yemeklerden önce bir kapsüldür. KULLANILMAMASI GEREKEN DURUMLAR içeriklerden herhangi birine bilinen hipersensitivite durumunda kullanılmamalıdır. UYARILAR VE ÖNLEMLER üriner sistem enfeksiyonu olan hastalarda, üriner sistem enfeksiyonunun uygun ilaçlarla tedavisi gerekir. Kullanmadan önce Kullanım Kılavuzu'nu dikkatlice okuyunuz. Kullanmakta olduğunuz bir ilaç varsa muhakkak doktorunuza ve eczacınıza bildiriniz. Hamilelik veya hamilelik şüphesi durumlarında kullanılması önerilmemektedir. HAMiLELiK VE EMZiRME DöNEMiNDE KULLANIM Bugüne kadar Rowatinex® kullammma ilişkin teratojenik ve embriyotoksik etki veya belirtiye ait bir bilgi bulunmamasına rağmen hamilelerde ve emziren hammlarda yapi!mt~ kontrollii s:ah~ma sonus:Ian bulunmamaktadir. Bu nedenle biitiin ilas:larda oldugu gibi hamilelerde ve emziren hammlarda kullamm1 onerilmemektedir. istenmeycn bir etki giiriildiigii zaman Saghk Bakanhgi Tiirkiyc Farmakovijilans Merkczi (TUFAM)'ne bildiriniz. iSTENMEYEN ETIGLER Hastalann s:ok az boliimiinde ges:ici ve hafif mide rahatsJzhgJ bildirilmi~tir. Kusma seyrek olarak bildirilmi~tir. Yan etkileri seyrek ve hafiftir. BEKLENMEYEN BiR ETKi GOR0LD000NDE DOKTORA DANIşINIZ. iLAç; ETKiLEşiMLERi Karacigerde metabolize olduğu bilenen anti-koagülanlar veya diğer ilas:Ian kullanan hastalarda, 5zellikle bu ilas:Iar kritik dozda uygulamyorsa, dikkatli olunmalıdır. SAKLAMA KO~ULLARI çocukların göremeyeceği, erişemeyeceği yerlerde ve ambalajında saklayınız. 25°C'nin altındaki oda sıcaklığında saklayınız. TiCARi TAKDiM şEKLi Her biri 10 yumuşakjelatin kapsül is:eren I O'lu blisterler halinde, 50 ve I 00 kapsiilliik kutularda. iziNSAHiBi ASS OS ilas:, Kimya, G1da Ori.inleri Oretim ve Tic. A.$. Aşağı Dudullu Mah. Tosya Cad. UMRANiYE 34773, iSTANBUL üRETiM yERi ROW A Pharmaceuticals, irlanda iziN TARiH VE NO: 09.11.2006, 2006/76 SADECE ECZANELERDE SATILIR.

hh

(bkz:hirschsprung hastalığı)

hirschsprung hastalığı

(gbkz:Doğumsal aganliyonik megakolon) olarak da adlandırılan Hirschsprung hastalığı (HH) 5000 canlı doğumda bir görülen distal barsakta myenterik ve submukozal pleksuslarda gangliyon hücrelerinin bulunmaması ile karakterize, enterik sinir sisteminin gelişimsel bir bozukluğudur.Bu durum etkilenen distal barsak bölümünde ilerleyici kasılma fonksiyonun bulunmamasına ve fonksiyonel bir intestinal tıkanıklık tablosuna neden olur. HH'lığı yenidoğan bebeklerde önde gelen intestinal tıkanıklık nedenleri arasında yer alır. Safralı kusma, distansiyon ve mekonyum çıkışının olmaması yada gecikmesi hastalığın yenidoğan dönemindeki ana bulgularıdır. Hastaların yaklaşık %50-90'ı yenidoğan döneminde bulgu vermektedir. Son yıllarda hastalık ile ilgili bilinçlenmenin artması ile hastaların çoğunluğuna yenidoğan döneminde tanı konulmaya başlanmıştır. Ayrıca moleküler genetik alanındaki ve enterik sinir sistemi patofizyolojisi ile ilgili gelişmeler, hastalığın patogenezinin daha iyi anlaşılmasına neden olmuştur. Günümüzde düzeltici cerrahi yöntemlerdeki yenilikler hastalığın tedavisinde daha az invazif cerrahi tedavi yöntemlerinin kullanılmasına ve düzeltici ameliyatların yenidoğan döneminde yapılabilmesine olanak vermiştir. Bu ilerlemeler hastalığa bağlı mortalite ve morbidite oranlarının belirgin olarak azalması ile sonuçlanmıştır.

hirschsprung's disease

(bkz:hirschsprung hastalığı)

hirschsprung disease

(bkz:hirschsprung hastalığı)

hscr

(bkz:hirschsprung disease)

kontrendikasyon

Zıt etki. ingilizcedeki (gbkz:contraindication) kelimesinden türkçeye geçmiştir.

kontraendikasyon

(bkz:kontrendikasyon)

gül güzelant

(bkz:gül güzelant özköse)

piyoderma gangrenozum

(gbkz:pyoderma gangrenosum) (PG), sıklıkla erişkin yaşlarda görülen destrüktif, nekrotizan ve enfeksiyöz olmayan, ülserasyonlarla seyreden bir deri hastalığıdır. Vücudun bütün bölgelerinde görülebilmekle birlikte özellikle üst ekstremite ve yüzü tutar. Lezyonlar (gbkz:paterji), enfeksiyonlar, böcek ısırıkları, biyopsi, ameliyat gibi travmalara sekonder olarak veya normal deri üzerinde oluşabilir. Lezyonlar, ağrılı ülser, bül, püstül veya vejetasyonlar şeklindedir ve histolojik olarak nötrofil birikimiyle karakterizedir. Olgu Sunumu Elli beş yaşındaki erkek hasta, saçlı derisinde 6 aydır mevcut olan, iyileşmeyen, ağrılı yaralar nedeniyle beyin cerrahi doktoru tarafından polikliniğimize yönlendirildi. Dermatolojik muayenesinde; skalpte verteks üzerinde çapı yaklaşık 10 cm olan, üzeri kahverengi ve krem rengi kurutlu, tabanı beyaz, kenarları deriden kabarık ülsere lezyon gözlendi. Hastanın saçlı deri dışında başka bir yerinde lezyonu yoktu. Özgeçmişinden 1 yıl önce, beyin cerrahi tarafından supratentoryal glioma nedeniyle opere edildiği öğrenildi. Başka bir hastalığı yoktu. Hastanın yapılan laboratuvar tetkiklerinde tam kan sayımında beyaz kan hücreleri 5100/mm3, hemoglobin 14,2 g/dl, trombositleri 150000/mm3 olarak tespit edildi. Karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri normal olan hastanın, eritrosit sedimentasyon hızı 40 mm/saat ve C-reaktif protein düzeyi 10 mg/dl olarak saptandı. Anti-HCV, anti-HIV, VDRL testleri negatifti. Etyolojiyi araştırmaya yönelik CA125, CA19,9, CEA, AFP, CA15-3 ve PSA tümör belirteçleri normal değerlerde bulunurken, RF, ANA, anti-DNA negatifti. Abdominal ultrasonunda ve toraks bilgisayarlı tomografisinde anormallik görülmedi. Beyin cerrahı tarafından daha önce hastaya antibiyotik tedavisi başlandığı ama bu tedaviye yanıt alınamadığı öğrenildi. Hastanın yara yerinden kültür ve deri biyopsisi alındı. Yara kültüründe üreme olmadı. Deri biyopsisinin histopatolojik incelemesinde, yüzeyde ülsere nekroz, tüm dermis boyunca nötrofil ve lenfositlerden oluşan mikst tipte hücre infiltrasyonu görüldü. Hastaya PG tanısı konarak, 0,5 mg/kg/gün dozunda metil prednizolon tedavisi başlandı. Hastanın bir ay sonraki kontrolünde lezyonlarında gerileme olduğu görüldü. Tartışma Yetişkin kadınlarda, 20-50 yaş arasında sık görülmektedir. Erişkinlerde alt ekstremite ve gövde yerleşimi daha sık gözlenirken, çocuklarda kalçalar, perineal bölge ve baş-boyun bölgesine sık yerleşir Köbnerizasyon gözlenir (4). PG, ağrılı ve hızlı gelişen nekrotik ülserlerle karakterizedir (5). Dört tane alt tipi vardır, bunlar ülseratif, püstüler, büllöz ve vejetatif pyoderma gangrenozumdur (6). Püstüler pyoderma gangrenozum, enflamatuvar barsak hastalıklarıyla birlikte görülürken, büllöz PG sıklıkla hematolojik hastalıklara eşlik ederek üst ekstremiteler ve yüze yerleşir (4). Bunların dışında malign piyoderma, vezikülopüstüler, peristomal ve ekstrakutanöz varyantları da tanımlanmıştır (4,7). Hastamızdaki lezyonlar görüntüsü nedeniyle ülseratif tipteki pyoderma gangrenozum olarak yorumlandı. PG olgularının yaklaşık %50’sine sistemik bir hastalık eşlik etmektedir (7). Bu hastalıklardan en sık rastlananlar enflamatuvar barsak hastalıkları, hematolojik maligniteler, romatolojik hastalıklar, internal maligniteler ve monoklonal gammopatidir (7-9). Olgumuzda altta yatan sistemik hastalık, malignite, ilaç kullanımı araştırılmıştır ama eşlik eden bir hastalık bulunmamıştır. PG, tipik olarak gövde ve ekstremite yerleşimlidir (1). Literatürde saçlı deri yerleşimli pyoderma gangrenozum olguları sınırlıdır (10). Bu hastalar çoğunlukla 48-72 yaş aralığındadır, steroid, siklosporin ve diğer immünsupresan tedavilere olumlu yanıt vermiştir. Bu hastaların hemen hepsinde altta yatan sistemik bir hastalık, malnütrisyon veya anemi vardı. PG’de, paterji fenomeni hastaların en az %20’sinde bulunmaktadır (11). Genellikle nekrotik bir püstül veya fronkül olarak başlar ve büyük, derin bir nekrotik ülsere dönüşür. Düzensiz sınırı genellikle lezyona göre yüksektir. Hastalık fronkül veya nekrotik bir püstül olarak başladıktan sonra hızlı bir şekilde büyük ve derin bir ülser gelişebilir hatta bazen vücudun geniş kısımlarını birkaç gün içinde kaplayabilir. Ülserin etrafı genellikle eritemi çevreleyen morumsu sınırla çevrilidir (12). Akut başlangıca ateş de eşlik edebilir. Daha önce ülkemizden Sinci ve ark., (13) koroner bypass cerrahisi sonrası sternum ve safen ven insizyonlarının olduğu yerlerde gelişen pyoderma gangrenozum olgusunu bildirmiştir. Bizim olgumuz beyin cerrahinin yaptığı operasyon sonrası gelişen ilk pyoderma gangrenozum olgusudur. Hastalığın tanısı için belirli bir tanı testi yoktur. Ayırıcı tanıda, vaskülitler, sfiliz, bakteriyel, mikobakteriyel enfeksiyonlar, arteryel ve venöz yetmezlikler, Sweet sendromu yer alır. Bizim hastamızın klinik görüntüsünden dolayı ayırıcı tanıda skalpte yerleşen, Antifosfolipid antikor sendromunu, şarbonu, arteryel yetmezliği, faktisyel dermatiti, tüberküloz gomunu, skuamöz hücreli karsinomu, verrukoz karsinomu, Wegener granülomatozunu, herpes zosteri, irritan kontakt dermatiti, atipik mikobakteriyel enfeksiyonları düşündük. Hastadan alınan deri biyopsisinde, yüzeyde ülsere nekroz, tüm dermis boyunca nötrofil ve lenfositlerden oluşan mikst tipte hücre infiltrasyonu görülmesi üzerine ve hastanın laboratuvar değerlerinin ve görüntüleme yöntemlerinin normal olması üzerine pyoderma gangrenozum tanısı konmuştur. PG tedavisinde öncelikli olarak steroidler ve siklosporin düşünülmelidir (14,15). Yanıt alınamadığında dapson, mikofenolat mofetil, azatioprin, takrolimus, siklofosfamid denenebilir (4,12,15). Bizim olgumuzda, beyin cerrahi tarafından hasta supratentoryal glioma nedeniyle opere edildikten altı ay sonra, saçlı derinin verteks bölümünde önce fronkül şeklinde tanımladığı, daha sonra gittikçe büyüyen ülseri gelişmiş. Beyin cerrahi doktoru tarafından ara ara hastaya antibiyotik tedavileri verildikten ve yanıt alınamadıktan sonra hasta bölümümüze konsülte edildi. Hastadan alınan deri biyopsisinin histopatolojik incelemesinden sonra hastaya PG tanısı konarak, oral metil prednizolon tedavisi başlandı. Hasta sistemik hastalık yönünden araştırıldı ancak hastada sistemik bir hastalığa rastlanmadı. Bir ay sonraki kontrolünde hastanın lezyonlarında gerileme olduğu fark edildi. Hastanın metil prednizolon dozu azaltılarak halen takibi yapılmaktadır. Hasta Onayı: Çalışmamıza dahil edilen tüm hastalardan bilgilendirilmiş onam formu alınmıştır. Konsept: Fatma Pelin Cengiz, Dizayn: Fatma Pelin Cengiz, Veri Toplama veya İşleme: Nazan Emiroğlu, Analiz veya Yorumlama: Nesrin Gürçay, Literatür Arama: Nazan Emiroğlu, Yazan: Fatma Pelin Cengiz, Hakem Değerlendirmesi: Editörler kurulu ve Editörler kurulu dışında olan kişiler tarafından değerlendirilmiştir. Çıkar Çatışması: Yazarlar bu makale ile ilgili olarak herhangi bir çıkar çatışması bildirmemiştir, Finansal Destek: Çalışmamız için hiçbir kurum ya da kişiden finansal destek alınmamıştır.

instagram bağımlılığı

(bkz:kadınların artık instagram için yaşaması)

cemre yaşöz

(gbkz:instagram bağımlısı) olduğunu düşündüğüm sosyal medya kullanıcısı. (bkz:instagram bağımlılığı)

neslihan melik

dr. neslihan melik, md istanbul tıp fakültesinden mezun doktor.

birkan ilhan

sözlüğe beklenen yazarlardandır.

kapergolin

(bkz:kabergolin)

özgün başaran kaya

sözlüğe beklenen yazarlardandır, sözlüğe ve tıbbi literatüre katacağı çok şey var.

fibromiyalji tedavisi

fibromiyalji ağrıları için ilaçlar, kuru iğne uygulamaları ve özel serumlarla yapılan tedavi. (gorsel:26463)

fibromiyalji

(bkz:fibromiyalji tedavisi)

ferriman gallwey skoru

(bkz:modifiye ferriman gallwey skorlama)

kalp damar cerrahı

(bkz:ali tabakan) (bkz:kürşat öz)

kalp ve damar cerrahı

(bkz:kalp damar cerrahı)

blephamide oftalmik solüsyon

(gbkz:göz kapağı iltihaplanması)nda ((gbkz:blefarit)) reçete edilen göz damlası.

mizmar aralığı

tus sorusunda hatırlatılmaya çalışılan aralıktır. eylül 2001 tus sorusu: (gbkz:Rima glottis)i ((gbkz:mizmar aralığı)nı) açan tek kas aşağıdakilerden hangisidir? A) (gbkz:musculus cricoarytenoideus posterior) B) (gbkz:musculus cricoarytenoideus lateralis) C) (gbkz:musculus vocalis) D) (gbkz:musculus cricothyroideus) E) (gbkz:musculus aritenoideus lateralis) (spoiler:Cevap A)

başak saraçoğlu öğretici

dr. başak saraçoğlu, md istanbul tıp fakültesinden mezun doktor.

gökçe velioğlu

dr. gökçe velioğlu, md istanbul tıp fakültesinden mezun doktor.

flapping teremor

(bkz:flapping tremor)

flepping tremor

(bkz:flapping tremor)

flepping teremor

(bkz:flapping tremor)

ksantelesma

(bkz:ksantelezma)

ksantolesma

(bkz:ksantelezma)

ksantolezma

(bkz:ksantelezma)

sansasyon de flu

batında (gbkz:assit) olup olmadığını öğrenmek için fizik muayenede kullanılan bir fizik muayene tekniğidir. assit aranması için bir elin ayası karnın bir tarafına konulur ve hafifçe basınç uygulanır. diğer el ile karnın karşı tarafına bilek hareketleriyle fiskeler vurularak karna bastırılan ele doğru gelen bir dalgalama olup olmadığına bakılır. varsa (gbkz:sensation de flot) pozitiftir ve karında assit vardır demektir. zaman zaman iki hekim tarafından uyulanır.

mc burney noktası

(bkz:mcburney noktası)

richter monroe noktası

(bkz:richter monro noktası)

fötor hepatikus

(bkz:fetör hepatikus)

fetor hepatikus

(bkz:fetör hepatikus)

rudolf ludwig karl virchow

(bkz:rudolf virchow)

virchow nodülü

Sol supraklaviküler lenf nodülü. Karından gelen lenfatik akımı aldığı için karın içinde ve özellikle de ilerlemiş mide kanserinde metastatik büyüme olur. ilk kez (1821–1902) yılları arasında yaşamış olan Alman patolog doktor (gbkz:rudolf virchow) 1848'de mide kanseri ile bu bağlantıyı tanımlamıştır.

courvoisier law

(bkz:courvoisier's law)

rotavirus

(bkz:rota virüsü)

rotavirüs

(bkz:rotavirus)

batınil virüsü

(bkz:batı nil virüsü)

coxsackie virus

(bkz:coxsackievirus)

coxaki virus

(bkz:coxsackievirus)

plasmodium malaria

(bkz: plasmodium malariae)

p. ovale

(bkz: plasmodium ovale)

p. malariae

(bkz: plasmodium malariae)

p. malaria

(bkz:plasmodium malariae)