yanılsamalı kenarlar
fiziksel uyarıcı ve bu uyarıcı içerisinde gerçekte bulunmayan kenarların, gerçek bir nesnelerin kenarı gibi algılanması durumudur. bu yanılsamanın esas kaynağı ise, algı sisteminin, karmaşık uyarıcıyı basitleştirerek ondan, anlamlı bir bütün oluşturma; bir pragnanz eğilimidir.
(gorsel:11567)
günümüzde (gbkz:postmodernist) mimaride kullanımı fazlalaşmıştır.
verstehen
dil, mimik, sanat ve benzeri özellikler ile başkalarını tanıyarak anlama çabası. bu anlamadan kasıt olan şey başkalarının yaşantılarını 'yaşayarak'; başkalarının ne duyduğunu ve ne düşündüğünü sezip onlarla empati kurma yoluyla gerçekleşmektedir.
unutma eÄŸrisi
ebbinghaus tarafından çizilen, (gbkz:unutma) olayının başlangıçta hızlı olduğunu ve giderek yavaşladığını gösteren eğri.
(gorsel:11566)
sanat terapisi
resim, el sanatları gibi uğraş alanlarının tedavi amacı ile kullanıma alınmasıyla uygulanmaktadır. bu türden olan tedavi uygulamaları özellikle kendilerini sözle anlatmada zorlanan insanlara yararlı olmaktadır. algısal yetiyi, devimsel beceriyi ve benliğe yani öze saygıyı artırmayı amaçlamaktadır.
füj
bireyin ortada bir sebep olsun ya da olmasın birdenbire evinden ya da işinden kaçmasıyla ve geçmişini, kimliğini tümüyle unutarak başka bir yerde, yeni bir adla yaşama başlaması biçiminde ortaya çıkan bir tür ruhsal ve psikolojik bozukluk.
bu bozukluğu yaşayan hastalar, bellek yitimi ortadan kalktıktan sonra geçmiş yaşamını anımsayabiliyor; ancak füj dönemini anımsamıyorlar. uzun süreli füj olayları, tehdit edici, ürkütücü ortamlardan, gerçeklikten kaçmaya yönelik bilinçsiz bir isteğe bağlanıyor.
kafe duvarı
yamalar, kusursuz bir dikdörtgen olmasına karşın, gerçekte birbirlerine koşut olan yatay çizgileri koşut değilmiş gibi algılanmasına sebep olan yanılsama.
(gorsel:11555)
hering yanılsaması
kusursuz bir ölçüde birbirine koşut ya da diğer bir deyişle paralel olarak çizilmiş iki çizginin, çizgi-çembersel olarak oluşturulan bir zemin üzerinde 'sanki' orta yerleri şişkince gözüküyormuş gibi algılanması durumu.
(gorsel:11554)
ağaç testi
(gbkz:emile junker)'in ortaya çıkarttığı bir test. (gbkz:yansıtma tekniği) ile temellendirilmektedir. testin işlenişi oldukça basit. deneğe normal ebatlarda beyaz bir kağıt ve bir kurşun kalem veriliyor. çocuğa "bir ağaç çiz ve bu ağan çam ağacı olmasın." deniliyor, çam ağacı, simetrik kenarlarla temsil edindiğinden (gbkz:psikanalitik yorum)a olanak tanımıyor.
çocuk, resmi bitirdikten sonra deneyi yapan kişiler, belli bir kurala uyarak yorum yapmaya başlıyorlar. ağacın gövdesi, dalları, yaprakları, meyveleri, ağacın konumu gibi süzgeçten geçtikten sonra yorumlamalar bitiyor ve değerlendirmeler başlıyor.
değerlendirmeler ise aşağı yukarı şu biçimde özetlenebilir:
- yukarıya doğru yükselen her şey (gbkz:düşünsel etkinlikler)e bir kanıt. aşağıya inen her şey ise (gbkz:eğilimlere yöneliş)i,
- kâğıdın ortasından geçen dikey çizginin solunda kalan her şey, geçmişle olan bağlantıyı,
- dikey çizginin sağında olanlar ise geceleğe yönelişi, yeni umutlara kapının açık olduğunu,
- ağaç gövdesinin köklere yakın bölümünün ana gövdeye oranla geniş tutulmuş olması kavrama ve öğrenme yavaşlığını,
- ağaç gövdesini çizerken kullanılanların birbirine koşut olması uyumlu olmayı,
- kesik ağaç gövdesinin çizgileri ise aşırı duyarlılığı temsil etmekte.
aynı test yetişkinlere uygulandığında ise belli bir kalıp ve harmoni ile karşılaşılmaktadır. özellikle çocuklara yapılmasının nedeni ise, bir yerden kopya edilmediğinden, saf bir anlayışla yansıtıcılık değerini arttırmakta olmasıdır.
sırasıyla on iki, on beş ve elli yaşlarında insanların tabi tutulduğu test ve çizdikleri ağaç:
(gorsel:11553)
aphasie nominal
sözlüklerin anlamlarını bozuk bir biçimde anlayıp tekrardan bozuk bir biçimde kullanmak. aphasie nominal kişi ya da türkçe olarak adsal söz yitiminde olan bir kişi okuyup, yazamıyor; içinden konuşamıyor ve hatta hesap yapamıyor; paraları birbirinden ayıramıyor.
söz yitimi; broca ve wenicke söz yitimi olarak ikiye ayrılmaktadır.
ilki dilin bozukluğundan gelen bir dinamik söz yitimidir. hastanın belleğinin sağlam olmasına karşın ne içten ne dıştan konuşabiliyor ne de duyumsadıklarını yazabiliyor
ikincisinde ise dinamikten ziyade duyumsal bir taraf var. duyu imgelerinin merkezinde yer alan bir söz yitimi olmakta. hasta söylenen sözü ve yazılan yazıyı anlayamıyor; hem okuma bozukluğuna yol açan sözel kör hem de yazma bozukluğuna yol açan sözel sağırdır.
(bkz:afazi)
(bkz:adsal söz yitimi)