yeni demokratik devrim
-
mao zedung'un yazılarından, konuşmalarından derlenen kitap. kitapta temel olarak çin komünist partisi'nin nasıl hareket etmesi gerektiği tartışılmaktadır. mao marksizm-leninizm'in ilklelerini çin'e uyarlamıştır. çünkü çin temel itibarıyle rusya'dan farklı özellikler arz etmekteydi. ilk olarak çin, rusya'dan farklıydı çünkü rusya devrim sırasında emperyalist işgal altında değildi fakat çin japon emperyalizmi ile boğuşuyordu. ikinci olarak rusya az çok kapitalist bir ülke idi fakat bunun aksine çin 450 milyon nüfusunun en az yüzde 60'ı mülkiyetsiz köylü yığınlarından oluşuyordu. bu iki farklılıktan dolayı çin'in devrime giden stratejisi rusya'nın şartları ile bir değildi.
kitabın ilk kısmı savaş ve strateji meseleleri başlığını taşır. daha hemen başlığın altında devrime giden tek yolun silahlı mücadele olduğu gerçeğini söyler mao bize. aslında bu önemli bir tespittir çünkü mao'dan önce çin komünist partisi devrime kalkışmış ve adamakıllı bir silahlı gücü ve bu güce komuta edecek dirayette bir kadrosu olmadığından neredeyse dağılacak konuma gelmiştir. çin'in karakteristik özelliği gereği mao kuomintang'la yani küçük burjuva milliyetçi partisi ile japon emperyalizmine karşı savaşmanın gerekli olduğu görmüştür. fakat bu ittifakın her zaman mükemmelen sağlanamayacağı da aşikardır çünkü sonuçta müttefik ne kadar ilerici olursa olsun bir küçük bıurjuva partisidir ve bu tip hareketler sonuna kadar devrimci kalamamalarıyla meşhurdurlar adeta. fakat mao japon emperyalizmine karşı cepheyi daraltacak her hareketten ustaca kaçınmıştır çünkü demokratik devrim aşamasında en büyük düşman japon emperyalizmidir.
bu aşamada sanırım bir de gerilla savaşı taktiğinden bahsetmek lazım. mao'ya göre çin halkının japon emperyalizmine karşı düzenli ordu savaşında hiçbir şansı yoktur. en azından savaşın ilk aşamalarında gerilla savaşı zorunludur. bunun örneklerini kendi tarihimizden de çıkarabiliriz. işgal kuvvetleri uzun süre çetelerle uğraşmaya çalışmış onlardan kolay kolay kurtulamamışlardır. çeteler işgalcilere çok zor zamanlar yaşatmışlardır. çete savaşının bir de şöyle bir avantajı vardır ki düşman ilerlese bile güven içinde ilerleyememektedir çünkü arkasında her daim gerillanın olduğunun bilincindedir ve bu da ilerlemeyi yavaşlatmaktadır.
gene bir başka bölümde çin'deki bütün sınıfların mao tarafından müttefik olup olamayacaklarına göre tasnifi yapılmıştır. buna göre; toprak ağaları feodalizme göbekten bağlı oldukları için devrimin müttefiki sayılmamışlardır. burjuvazi konusunda da ikili ayrıma gidilmiş ve japon emperyalizmine göbekten bağlı olan komprador burjuvazi müttefikten sayılmamışken, çıkarları japon emperyalizmi ile çatışan milli burjuvazı devrimin bir gücü sayılmıştır. tabi bu müttefiklik de toplumsal tabiatın gereği olarak devrimden sonra bozulacaktır. küçük burjuvazi de bulunduğu ekonomik koşullar itibariyle proleteryanın müttefiki sayılmıştır. yine aynı şekilde aydınların devrim süreci içinde kararsız kaldıkları ve bu kararlılığı ancak işçilerle saf tutarak aşabilecekleri tespiti yapılmıştır. köylüler ve proleterya ise zaten japon emperyalizmi altında ezildiklerinden devrimin öncü gücüdürler.
çin'de yapılacak devrimin niteliği de yeni demokratik devrim olacaktır. bu sosyalist devrim için bir geçiş aşaması teşkil edecek, ülkede feodalizm ve kalıntıları süpürülecek, emperyalizm yenilecek fakat bu devrim, devrimci niteliğini kaybeden burjuvazi tarafından değil proleterya öncülüğünde köylüler tarafından yapılacaktır. yeni demokratik devrim çin gibi bütün sömürge ve yarı-sömürge ülkelerin devrim programı teşkil edecektir (feodalizmin bile egemen olmadığı yeni afrika ülkeleri hariç). bu yeni yönetimde japonlara karşı savaşmış herkes yer alabilecektir çünkü devrim zaten onların da yardımıyla yapılmıştır.
mao, sun yat-sen'in üç ilkesine atıf yapar. dr. sun yat-sen kuomintang'ın kurucu başkanıdır. onun üç ilkesi rusya ile ittifak, komünist partisi ile işbirliği ve işçi-köylüyle dayanışma ilkesidir. zaten burada komünist partisi ve mao'nun da itiraz ettiği her hangi bir nokta yoktur.
mao haklı olarak devrimleri ikiye ayrılmıştır. ilki sosyalist devrimdir ki sanayileşmiş batılı ilkelerdeki komünist partilerin programını ilerletmesi gerekir. bu partilerin temel görevi ülkelerinde devrim yapmaya çalışmak o da olmadı ülkelerinin emperyalist azgınlıklarını frenlemektir. bunu enteresan bir örneğini fransız komünist partisi oluşturur. sanki mao bunları hiç ifade etmemiş gibi cezayir'de fransa'nın bütün emperyalizmini aklamaya çalışmış ve destek olmuşlardır. zaten o gün bugündür fkp'nin sadece ismi ortalıkta dolanmaktadır. ikinci devrim türü ise demokratik devrimdir ki bu da asya, güney amerika ve kuzey afrika'daki ülkelerin sosyalist partilerinin izlemesi gereken yoldur.
kitapta yeni demokrasinin büyük bankalara, ticari işletmeler vs. sahip olacağı ifade ediliyor. özel sermaye ise esnaflık gibi "insanların hayat şartlarını olumsuz olarak etkilemeyen özel mülkiyet hakkı"na müsaade edilecektir. yani batılı propagandacıların iddia ettiği gibi özel mülkiyete tamamen el koyma diye bir şey asla söz konusu değildir. zaten biraz dikkatli baktığımızda şu an özel mülkiyete el koyanlar özellikle hukukun olmadığı kapitalist ülkelerde devlet aygıtını kullanan spekülatör para babaları olduğunu görürüz ya da türkiye'de kentsel dönüşüm pratiğine bakmak bu açıdan yararlı olacaktır. yine aynı bölümde zengin köylü ekonomisine izin verileceği de mao tarafından açıkça belirtiliyor.
daha fazla bilgi edinmek isteyenler kitap çok pahalı değil ve çeşitli şekillerde elde edilebiliyor. bu kitabın önemi daha doğrusu mao'nun önemi sadece silahla devrim yapmasından ya da büyük cesaretinden gelmiyor. mao çoğusunun dogmatik olarak ele aldığı marksizmi çin şartlarına uyguluyor. tıpkuı kendisinden yıllar önce lenin'in yaptığı gibi. eğer mao da harekete geçmese ya da başka herhangi bir ülkeden teori ithal etse başarılı olabilir miydi? sanmıyorum.
bir de çin devrimi'nin başarılı olup olmadığı sorusu var ki gerçekten tartışılmayı hak ediyor. ama şunu şöylemek yanlış olmayacaktır ki deng şiaoping'un neoliberal ihaneti tarih sayfalarına şimdiden kara bir leke olarak geçmiştir.